Beyaz Düşler ve Kara Gözler
Beyaz Düşler ve Kara Gözler Kar, gökyüzünün kalbinden kopan suskun bir dua gibi iniyor avuçlarıma… Her tanede adın, her beyazlıkta sana açılan bir yol. Ve ben bu sessiz mucizenin içinde üşüyerek değil, seni düşünerek ısınıyorum. Rüzgâr yüzümü okşuyor, yanaklarımda kış, içimde yaz yanıyor. Bir yanım ayazla titrerken, bir yanım gülüşünle tutuşuyor. Nereye baksam hayalin düşüyor gözlerime; karlar içinde yürüyen beyaz bir masal gibisin. Bahçenin derin suskunluğunda ağır adımlarla yürüyorum. Ağaçlar başlarını eğmiş, sanki seni anıyor. Kayısı ağacının altında donup kalan fotoğraflar geliyor aklıma; o karelerde zaman nefesini tutmuş, biz ise gülüşlerimizle ölümsüzlüğe dokunmuştuk. Her ağacın altında kalbinin sıcak izi. Ahşap kulübe karın altında uyuyor şimdi, yanında unutulmuş kara bir gül, beyaz kefenine sarılmış gibi… Ama biliyorum, o gül hâlâ senin kokunu saklıyor. Ocakta köz ateşi yanıyor anılarımda, ellerimizi uzatıp ısıttığımız o akşam… Çayın buğusunda gözlerin vardı, dudakl...