Leylak ve Siyah
Bu Şarkının Hikayesi: "Leylak ve Siyah" Malatya’nın Mayıs rüzgarı, Yeşilyurt’un bahçelerinden henüz koparılmış taze leylakların kokusunu taşıyordu. O gün gökyüzü, sanki şiirdeki gibi "geceden biçilmiş siyah bir atlas" gibi ağır ve vakur inmişti şehrin üzerine. Bahçedeki o sürmeli gözlü sevgili, dallara uzanıp leylakları toplarken; rüzgarın bile dokunmaya kıyamadığı o siyah saçlar, günün son ışıklarıyla raks ediyordu. O anın büyüsüne kapılıp kağıda dökülen her mısrada, aslında kabulü gelmemiş bir duanın sessizliğini fısıldıyordu. Leylak ve Siyah Henüz dokunulmamış bir nisan uykusu saçların Dallarında ulaşılmaz uçurumlar saklı Ben o gamzenin kuytusunda bir yolcu Sen her dokunuşta tenhalara kaçan gölge Teninden sızan leylak kokusu Zamanın paslı kilidinden sızan bir hatıra Üzerinde geceden biçilmiş siyah atlas Siyah saçların gibi rüzgârın kıyamadığı... Sürmeli gözlerin geceyle gündüzün kavuştuğu vakit Her kırpışta ruhuma saplanan...