Kayıtlar

Malatya Cem Vakfı’ndan Birlik Lokması: "Yolumuz Bir, Lokmamız Bir"

Resim
Malatya Cem Vakfı’ndan Birlik Lokması: "Yolumuz Bir, Lokmamız Bir" ​Cem Vakfı Malatya Şubesi tarafından düzenlenen Birlik Lokması etkinliği, 2 Ağustos 2026 Pazar günü saat 10.00’da Cemal Gürsel Mahallesi Kanalüstü Çiçek Sokak’ta inşaatı devam eden Malatya Cemevi ve Kültür Evi Yerleşkesi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. ​Kadın ve erkek çok sayıda vatandaşın bir araya geldiği programın yapıldığı alan; büyük boy Türk bayrağı, Atatürk portresi ve üzerinde " Birlik, Beraberlik ve Can Kardeşliğimiz için Birlik Lokmasına Davetlisiniz. Yolumuz bir, lokmamız bir; her cana şifa olsun" ifadelerinin yer aldığı pankartlarla donatıldı. ​Protokol ve Sivil Toplum Bir Aradaydı ​Kardeşlik ve dayanışma mesajlarının ön plana çıktığı etkinliğe kent protokolü, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları yoğun ilgi gösterdi.  Program katılan isimler arasında şu kişil yer aldı: ​Vali Yardımcısı: Emre Urhan ​Malatya Büyük...

​Gözyaşıyla Yeşeren, Susuzlukla Tükenen Miras: Malatya'nın Anıt Dutları

Resim
  Malatya Duranlar Köyü bir bahçede Asırlık dut ağaçları 2026 ​Gözyaşıyla Yeşeren, Susuzlukla Tükenen Miras: Malatya'nın Anıt Dutları ​Malatya denince akla ilk olarak, haklı olarak güneşin rengini topraktan alan kayısı gelir. Ancak bu kadim coğrafyanın bağrında, kayısının gölgesinde kalmış ama en az onun kadar değerli, köklü bir hazine daha gizlidir: Dut. ​Yüzyıllardır avlularımızı gölgeleyen, türkülere, şiirlere, manilere konu olan, şifa niyetine kazanlarda kaynatılan dut; bugün hem modern kapama bahçeleriyle tarımsal bir dönüşümün eşiğinde hem de endüstriyel pekmezi ve kuru meyve ihracatıyla Malatya için yeni bir ekonomik güç olma yolunda ilerliyor. Ancak dut, Malatya için sadece ekonomik bir değer değil; köklü bir toplumsal bağın, inancın ve yaşayan bir hafızanın ta kendisidir.   Fotoğraf: Erdal Kay Malatya, Doğanyol- Gökçe (Ağvan)mah. Malatya'nın Pütürge ilçesine özgü Ağvan dutu, kendine has aroması, yüksek "şire" (öz/doğal şeker) kalitesi ...

Bir Reyhan Esintisiydi Gözlerin

Resim
Fotoğraf: Hüseyin Koç  Reyhan Esintisiydi Gözlerin Yürüyor Beydağı'nın göğsünden hüzünlü bulutlar, Reyhan moruna boyanmış, mahmur bir gökyüzünde... Aspuzu bağlarında gezer ruhum, Bir düş müydü sen, yoksa gerçeğin ta kendisi? Ceylan gözlerinde bir nur pınarı, Bakışınla eridi kalbim, savruldu diyar diyar. Ürkek bir kuş gibi çırpınır yorgun yüreğim, Kanat çırpar menzilsiz, kara gözlerinin ufkunda bulur kendini. Bahçede reyhan toplarken, elim titrer, Her yaprağı bir anın, bir hatıranın izi. Dokunur tenime gizlice; her nefeste, her zerrede sen... Kendi ellerimle büyüttüm bağrımda o mor yaprakları, Sırf senin parmakların dokunsun, tenin değsin diye. Sen toplarken reyhanları, süzüldü sevdan avuçlarıma; Kaynattın aşkın ateşiyle, şifalı bir şerbet eyledin içime. Mor iksirin şerbeti sızdı mühürlü dudaklarımdan, Damla damla değil, aşkın ummanları aktı ruhuma. Her zerrem senle doldu, mest oldum benliğimden, Bir ömürlük sevdamsın, reyhan kokulum. Mavi kelebek kanatlarından süzülen o...

Barguzu’da Kalan Yarım Masal

Resim
Barguzu’da Kalan Yarım Masal İlk saniyeydi...  O günden beri her göz göze gelişimiz,  göğün bağrını yaran bir yıldırım sarsıntısı.  Aklımda sevda yoktu o vakit, sen usulca geldin;  kalbimin en kuytu toprağına aşkın ilk tohumunu ektin. ​Ah... İmkânsızlığın duvarları olmasaydı,  ne güzel olurdu aynı gökyüzünün altında aynı ömrü paylaşmak.  Ama ne çıkar,  yanımda olmasan da bu kalbin her atışı senin adını söylüyor. ​Bugün yine Barguzu'da, bahçemizde dolaştım.  Kayısı dalları yazın altın nefesini taşıyordu.  Sarı meyveler, güneşten çaldıkları ışığı yaprakların arasından toprağa bırakıyor; her esen rüzgâr, senin kokunu getiriyordu.  Güller ise hâlâ o eski yerinde, senin gelişini bekler gibiydi... ​Bahçenin en tenha köşesinde ceylan bakışlarını aradı gözlerim.  Sanki mavi elbisen ağaçların arasında usulca dalgalandı.  Bir an gülümsedin sandım; gamzelerinde açan güller, bütün bahçeye yeniden bahar kokusu yaydı. ​Özledim iş...

Aşk Ağacı Karadut

Resim
Aşk Ağacı Karadut Derler ki, eski zamanların sessizliğinde bir karadut ağacı yükselirmiş gökyüzüne. O, sıradan bir ağaç değilmiş. Kökleri, birbirine kavuşamayan iki sevgilinin yüreğine uzanırmış. Delikanlının toprağa düşen kanı meyvesine koyu kırmızı rengini vermiş. Genç kadının gözyaşlarıysa yapraklarına şifa olmuş. Bu yüzden karadutun lekesini yalnız kendi yaprağı silermiş. Çünkü aşk, yarasını da merhemini de kendi içinde taşırmış. O günden beri karadut, aşk ağacı diye anılır. Her ilkbahar iki sevgilinin yarım kalan ömrü çiçeklerinde yeniden filizlenir. Yaz gelince meyvelerinde onların hasreti olgunlaşır. Rüzgâr dallarına dokunduğunda eski bir sevdanın türküsü duyulur. Gölgesine sığınan her âşık, yalnız serinlik bulmaz; birbirini ölümsüz kılan iki yüreğin sessiz duasını da hisseder. Çünkü o ulu karadut, yalnız meyve veren bir ağaç değildir. Her dalı bir hatıra, her yaprağı bir şefkat, her meyvesi bir aşk yemini taşır. Ve yüzyıllardır iki sevgilinin adını çiçek açarak söyl...

Malatya Fadıl Yaylası'nda Kadim Bir Bağ: Molikan Aşireti Bahar Şenliği

Resim
fikridt@hotmail.com Malatya Fadıl Yaylası'nda Kadim Bir Bağ: Molikan Aşireti Bahar Şenliği Aşiret, dilsel ve kültürel olarak birbirine bağlı, genellikle aynı atadan geldiklerine inanan ve kan bağı esasına dayanan büyük akraba toplulukları veya göçebe/yarı göçebe kabilelerdir. Günümüzde şehirleşme ve modernleşme ile birlikte bu yapıların eski siyasi ve hukuki güçleri büyük oranda azalmış olsa da, kültürel ve sosyal birer kimlik olarak varlıklarını sürdürmektedirler. ​Takvimler 14 Haziran 2026’yı gösterdiğinde, Malatya’nın erken yaz güneşiyle ısınan toprakları, yüzyıllardır kopmayan bir bağın, sarsılmaz bir akrabalık hukukunun muazzam bir gövde gösterisine sahne oluyordu. Gurbeti sılaya bağlayan, farklı coğrafyalara dağılmış yürekleri aynı ritimde buluşturan Molikan Aşireti Bahar Şenliği, sadece bir piknik değil; geçmişe, kültüre ve bir arada durma iradesine adanmış canlı bir gezi günlüğüydü. ​ Konvoyun Tozu, Yaylanın Yolu ​Sabahın erken saatlerinde Malatya’nın Elemen...