Kayıtlar

Gözlerinde Kalan Ömür

Resim
Gözlerinde Kalan Ömür Tan yerinin erguvan parmakları camımda titrerken ilk cemre değil ruhumun kıyısına vuran ilk kıpırtı sensin O siyah, dalgalı saçlarında unuttum zamanın bütün düz çizgilerini her kıvrım bir kayboluş haritası geceyi sırtlanmış bir suskunluk gibi Dudaklarının kıyısına konduğunda gülüşün mevsimler diz çöker önünde bakışların değdiği yerde toprak uyanır bahara erken Gamzelerin iki küçük mabet içinde hüzün barınmaz en taze gülü orada koklarım sonra susar ömrümü usulca eksiltirim o gülüşün gölgesinde Nisan penceremde gümüş iplikler örer birazdan bir ceylan süzülür belki sokağın ıslak teninden sen de öyle sessiz yerleştin işte bir su kenarına iner gibi Sürmeli gözlerinin derin kuyularında bir serap kadar aldatıcı ve gerçek huzuru arar dururum bir kere düşersem o bakışa aklımdan geçer Mecnun'a dönmek Gönül bahçemde adın filizlenir geceyle büyür günle serpilir kalbimin ritmi isminle yazılmış eski bir bestedir şimdi göğsümde durmadan çalar Hüzün kokan ıssız ge...

Fidandan Geleceğe — Malatya Fidan Yetiştiriciliğinde Sahadan Bir Söyleşi

Resim
                              Söyleşi ve Metin:  Eğitimci-Yazar Fikri Demirtaş Söyleşi Bilgisi Tarih:  16 Şubat 2026 Yer:   Fidancılar ve Peyzajcılar Sitesi Yaka Mah. Kuzey Kuşak Yolu Cad. Yeşilyurt/ Malatya Görüşülen:  Abuzer Yumrutepe Görev:  Malatya Fidancılar ve Peyzajcılar Kooperatifi Başkanı Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer almasına karşın sahip olduğu mikroklimatik özellikler, verimli toprak yapısı ve zengin su kaynakları sayesinde Türkiye’nin en önemli meyve yetiştiriciliği merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu doğal avantajlar, kenti yalnızca bir üretim alanı olmaktan çıkararak tarımsal bilginin, deneyimin ve üretim kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığı güçlü bir merkez konumuna taşımıştır. Malatya’da fidan yetiştiriciliğinin temelleri Cumhuriyet’in erken dönemlerinde atılmış; 1937 yılında Malatya Tecde de Türk-Alman işbirliğiyle "Kayısı İstasyonu" olarak kurulmuştu...

Gözünü Gözümde Saklayarak

Resim
Gözünü Gözümde Saklayarak Bakışının gölgesi değdiğinde gözüme Bir anlık bakış derken Gözlerinin içine düştüm O günden beri Bir bakışta sana tutuldum Sana uzağım ama her gece Gözlerimin kuytusunda, bebeğinde uyuyorsun Sen de benim gibi gözümü gözüne sakladın mı? Saatlerce sarılsam Bıraktığım andan itibaren yine özlerim Teninde tutuşup Kokuna hapsolduğum Her bakışın içimdeki ateşi körüklüyor Ve ben sana doğru eriyip akıyorum Aklımda sen, kalbimde sen Bilmem ki neyleyim Dalgalı saçlarının kıyısında Biraz kendimden vazgeçiyorum Ne aklım kalıyor kendimde Ne de unutmaktan yana bir gücüm Mevsimlerin dudaklarımda birleştiğinde Zaman içimizde saklanıyor, Bakışın nabzımda yer değiştiriyor… Belki bir gün Hatıralarının tozunda Solgun bir iz olurum Sen fark etmeden. Malatya, 14 Şubat 2026

Kayısı Dalları ve Zemheri

Resim
Kayısı Dalları ve Zemheri Bir gün, ruhumu bu şehrin paslı gürültüsünden sağaltıp gideceğim, Gökten dökülen beyaz yıldızların o derin ve şefkatli kucağına… İnce ince elenmiş bir masal, zamanı durduran bir efsun gibi yağsın kar; Öyle bir sükût ki Bostanbaşı’ndaki bahçemiz buzdan zırhını kuşansın, Birlikte yürüdüğümüz yollar kendi içine bükülüp hatıraların ayazında üşüsün. Ve orada, en sadık şahidimiz; Gözlerimizin ilk kez bir yangın gibi birbirine değdiği, O ilk kıvılcımın düştüğü kayısı ağacının karlı gölgesinde… Bedenimi ölümün değil, sonsuzluğun o beyaz ve pamuksu örtüsü sarsın. Dünya sussun, sadece karın toprağa değen o ince sızısı kalsın. Çünkü ben ne bu keskin ayazdan korkarım ne de kışın gazabından; Ben asıl zemherinin en amansız hançerini, Senin o sürmeli ceylan gözlerinin dibi görünmez uçurumunda kuşanmışım. Kalbim, o bakışlardaki buz tutmuş yangının içinde ebedî bir rehin; Hem kahrının soğuğunda titriyor hem aşkının imgesiyle kor gibi yanıyorum. 23 Ocak 2026, Malaty...

Zamanın Buz Tuttuğu Gün: 6 Şubat’ın Üçüncü Yılı

Resim
  Malatya - Yeşilyurt Billurkent Sitesi  Takvimler o kara kışı, 6 Şubat 2023’ü gösterdiğinde; zaman Malatya’da ve on bir ilimizde sabaha karşı 04.17’de buz kesti. Önce Pazarcık merkezli 7.7 şiddetindeki o devasa sarsıntı karanlığı yırtıp geçti, ardından henüz yaralar sarılmaya fırsat bulamadan Elbistan merkezli 7.6’lık ikinci bir kıyamet öğle sıcağını hüzne boğdu. 120 bin kilometrekarelik koca bir coğrafya; 124 ilçe, binlerce mahalle ve köy, sanki gökyüzü yere inmişçesine ağır bir toz bulutunun altında kaldı. ​Bu sadece bir doğa olayı değil, toprağın feryadıydı. Malatya’mızda yitirdiğimiz 1.264 can başta olmak üzere, toplam 53 bin 537 canımız toprağın sessiz koynuna uğurlandı; 107 bin 213 yaralı yürek ise o günün izlerini hâlâ ruhunda taşıyor.       Malatya Yeni Camii  Şehirlerimizin silüeti değişti, binlerce yıllık sokaklar birer hüzün koridoruna dönüştü. ​Bugün, o büyük felaketin üçüncü yılında; yıkılan evlerin, susan seslerin ve y...