Malatya’nın Son Kalesi: Türk Şeker Fabrikası Sıradaki Kurban mı?
Malatya’nın Son Kalesi: Türk Şeker Fabrikası Sıradaki Kurban mı? Bir şehrin gerçek zenginliği yalnızca metrekaresi pahalı arsaları, yükselen rezidansları ya da ışıklı vitrinleri değildir. Bir kentin asıl serveti; üretim kültürü, emek hafızası ve kuşaktan kuşağa aktarılan sanayi mirasıdır. Ne yazık ki Malatya bugün bu üç temel damarını da hızla kaybetmektedir. Tekel Tütün Fabrikası ve Sümerbank Mensucat yalnızca ekonomik işletmeler değildi. Bu kurumlar; işçiye sosyal güvence kazandıran, kadın istihdamını artıran, köylüyü üretim zincirine bağlayan ve kentli bilincini inşa eden Cumhuriyet projeleriydi. O fabrikaların bacaları sadece duman değil; umut, düzen ve gelecek üflüyordu. Bugün geriye ne kaldı? AVM’ler, rezidanslar, zincir mağazalar ve geçici istihdam modelleri… Üretimden kopmuş bir şehir, tüketime mahkûm edilmiş bir toplum ve güvencesizliğe sürüklenmiş bir gençlik… Özelleştirme Gerçeği: Fabrika Gitmedi, Hafıza Dağıtıldı Özelleştirme yalnızca bir mülkiy...