Mavi Ceylan
MAVİ CEYLAN Ayın şavkı vurmuş o masmavi elbiseye, Gecenin karanlığında gümüş bir nehir gibi akıyorsun. Gündüzün elma ve kiraz çiçekleri şimdi birer gölge, Sanki gökyüzünden yıldız dökülmüş dalların arasına. Sessizce yürüyor bir ceylan, gecenin kalbine doğru, Adımların toprağa değil, doğrudan ruhuma basıyor. Sen mi geçtin bu bahçeden, yoksa bir serap mı gördüm? Kara gözlerin, gecenin en siyah yerinde birer meşale… İpekten bakışların mısra mısra dolanıyor boynuma, Leylak kokusu gece serinliğiyle mühürlenmiş tenine. Parmak uçların elime değdiği an karanlık yırtılıyor; Gecenin bağrından bir alev fışkırıyor. Aşkın dili, bu sessiz saatlerde dökülüyor dudaklardan; Sen, karanlığın ortasında yüreğimi dağlayan o yanık ezgi. Uzaklık dediğin, bu uçsuz bucaksız gökyüzü kadar anlamsız; Nereye baksam, başımı nereye çevirsem hep sen… Yıldızlar sönse de, ay buluta girse de fark etmez; Sen, sabahı olmayan bir gecenin en parlak gerçeğisin. Tan yeri ağarıp bu rüya sona erse bile, Gözlerimdeki ...