Kayıtlar

Malatya Fadıl Yaylası'nda Kadim Bir Bağ: Molikan Aşireti Bahar Şenliği

Resim
fikridt@hotmail.com Malatya Fadıl Yaylası'nda Kadim Bir Bağ: Molikan Aşireti Bahar Şenliği Aşiret, dilsel ve kültürel olarak birbirine bağlı, genellikle aynı atadan geldiklerine inanan ve kan bağı esasına dayanan büyük akraba toplulukları veya göçebe/yarı göçebe kabilelerdir. Günümüzde şehirleşme ve modernleşme ile birlikte bu yapıların eski siyasi ve hukuki güçleri büyük oranda azalmış olsa da, kültürel ve sosyal birer kimlik olarak varlıklarını sürdürmektedirler. ​Takvimler 14 Haziran 2026’yı gösterdiğinde, Malatya’nın erken yaz güneşiyle ısınan toprakları, yüzyıllardır kopmayan bir bağın, sarsılmaz bir akrabalık hukukunun muazzam bir gövde gösterisine sahne oluyordu. Gurbeti sılaya bağlayan, farklı coğrafyalara dağılmış yürekleri aynı ritimde buluşturan Molikan Aşireti Bahar Şenliği, sadece bir piknik değil; geçmişe, kültüre ve bir arada durma iradesine adanmış canlı bir gezi günlüğüydü. ​ Konvoyun Tozu, Yaylanın Yolu ​Sabahın erken saatlerinde Malatya’nın Elemen...

Kara Sevda

Resim
Kara Sevda Sürmeli gözlerin değdiği gün, içimdeki uzun kış çözüldü. Kar altında kalan düşlerime utangaç bir bahar yürüdü. Simsiyah saçların; rüzgârın parmaklarında savrulan geceye bırakılmış bir türkü gibi. Kiraz dudaklarının kıyısından bir tebessüm düştü; çatlamış yüreğime can suyu oldu. Gamzelerinde açan güllerin kokusu hâlâ üzerimde. Bir bahçe saklıydı yüzünde, ben o bahçede kayboldum. Uzaklarda olsan da, bir nefes kadar yakınsın bana. Ay ışığı düşerken pencereme, sessizce düşlerime geliyorsun. Şimdi senden geriye; rüzgârla konuşan hatıran, ve bahçede çekilmiş o mahzun fotoğraflar kaldı. Bu sevda öyle derin ki; adı gecelerde yankılanıyor. Ve biliyorum, bazı aşklar yalnızca kara toprakta susuyor.

Geceye Yazılan İmkansızlık

Resim
Geceye Yazılan İmkansızlık ​Aklıma düştü yine o kara gözlerin... Sürmeli bir bakış fırlattın gözlerime, Yüreğimin küllerinde saklı korlar uyandı. Sen, kurak yalnızlığıma sızan cansuyu... ​O ürkek, o ceylan bakışların, Siyah kirpiklerin birer ok gibi saplanır göğsüme. Şafak rüzgârıyla uyandı Bahçemizde açan bütün çiçekler; Gamzelerinde filizlenen karagülün kokusunu Sabah yeli, ömrüme bıraktı. ​Bahçede gölgelere karışan süzülüşün kaldı, Geceler boyu avunan yalnız gölgemle birlikte. Ay ışığıyla her an uzayan, Dokunmak istedikçe uzaklaşan, Ufukta titreyen bir Çöl serabı gibi... ​Ben senin adını, hece hece şiirlerimin kalbine işledim. Ne olur, gözlerini gözlerimin kıyısından ayırma... Bak, ay ışığının şavkı vurmuş Dalga dalga saçlarının her bir teline... ​Şimdi imkânsız bir sevdanın girdabında, Adını tutuyorum son dal gibi. Biliyorum, bir gün çekip gideceksin; Ben yine adını gecenin koynunda saklayacağım. ​Ey ceylan bakışlım, Senden sonra Gece, gece olmaktan çıkacak Ve bütün yıl...

​Malatya’nın Kültürel Hafıza Direnişi: Gazi İlkokulu,( Taş Mektep) "Eğitim ve Basın Müzesi" Olmalıdır!

Resim
 Gazi İlkokulu, 2 Haziran 2026 Fikri Demirtaş fikridt@hotmail.com  Malatya’nın Kültürel Hafıza Direnişi: Gazi İlkokulu (Taş Mektep), "Eğitim ve Basın Müzesi" Olmalıdır! 6 Şubat felaketinin ardından fiziksel olarak büyük bir yıkım yaşayan Malatya’mızda, bugün en büyük mücadeleyi "şehir kimliğimizi ve hafızamızı korumak" adına veriyoruz. Bir şehri kuru bir beton yığınından ayıran yegâne unsur; onun geçmişle kurduğu organik bağlar ve yetiştirdiği insan hazinesidir. İşte bu bağın, Genç Cumhuriyet’in Malatya’ya en zarif armağanlarından biri olan anıtsal simgesi, şüphesiz ki Taş Mektep, yani Gazi İlkokulu’dur. Aslında bu haklı feryadı ilk kez dile getirmiyorum. Bundan bir süre önce, 7 Eylül 2025 tarihinde Malatyahaber.com sitesinde yayımlanan “‘Taş Mektep’ Gazi İlkokulu, Eğitim Müzesi Olmalı” başlıklı yazımla bu tarihi yapının çığlığına tercüman olmaya çalışmıştım. Aradan geçen zaman ve şehrimizin entelektüel mirasını topyekûn ayağa kaldırma ihtiyacı,...

Bozkırda Çakan Kıvılcım: Malatya Akçadağ Köy Enstitüsü, Öğretmen Okulunda 19 Mayıs Coşkusu​(1976 Mezunu Bir Öğretmenin Hafızasından)

Resim
19 Mayıs 1974, Malatya İnönü Stadı Bozkırda Çakan Kıvılcım:  Malatya Akçadağ Köy Enstitüsü, Öğretmen Okulunda  19 Mayıs Coşkusu ​İnönü Stadyumun Yıkılışı ve Değişen Bayramların Burukluğu ​İşgalin Karanlığı ve Samsun Ufku ​Mondros Mütarekesi’nin ardından, yüzyıllık koca bir çınar olan Osmanlı Devleti tarih sahnesinden silinmenin eşiğine getirilmişti. Emperyalist devletler, asırlardır hayalini kurdukları paylaşım planlarını acımasızca devreye sokmuş; Anadolu’nun bağrını, tersanelerini ve kalbini işgale başlamıştı. İstanbul Hükümeti ve Padişah ise düşman namlularının gölgesinde, çaresizlik ve teslimiyet içinde saltanatlarını koruma derdine düşmüş, milletin kaderini kendi sessizliğine terk etmişti. İşte vatan topraklarının parça parça yağmalandığı, umutların tükenmek üzere olduğu bu zifiri karanlıkta; Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun ufku üzerinde bir güneş gibi doğması, sadece bir askeri harekat değil, topyekun bir milletin şahlanış haykırışıydı. Türk ...