SİYAH GÖZLERDE KALAN ÖMÜR
SİYAH GÖZLERDE KALAN ÖMÜR Çisil çisil iner üzerimize güz yağmuru, Toprak, koynunda saklar yeniden açacak gülleri. Her damla, vuslata susamış bir yüreğe can suyu; Sonbahar, kızıl, sarı, turuncu bir düş gibi Serer yeryüzüne hüznün en güzel renklerini. Ve o an… Kızıllıkların içinden süzülüp gelirsin, Ey esin perim, sürmeli ceylanım! Bir bakışınla gönlümde bir saray kurulur; Maviye boyanmış, kapısı aşka açılan, Girişi yasak, çıkışı olmayan bir saray… Gamzelerinde iki masum gül açar, Saçlarına gece, gözlerine sonsuzluk düşer. Ah, o iki siyah gözün yok mu? Bir ömrü içine alan iki derin kuyu… Düştüm mü, çıkamam artık; Unutsam da kendimi, seni unutamam. Bahçede ateş çıtırdar usul usul, Çayımızın buğusunda titrer ay ışığı. Ellerimiz birbirine değdiği vakit Zaman, sanki yolunu şaşırır; Gece susar, yıldızlar dinler bizi. İçimde söze dönüşmek isteyen ne varsa Dudaklarımda bir düğüm, yüreğimde bir yangın… Çünkü bazı duygular kelimeye sığmaz, Bazı sevdalar söylenmeden yaşanır; ...