Geceye Yazılan İmkansızlık

Geceye Yazılan İmkansızlık

​Aklıma düştü yine o kara gözlerin...
Sürmeli bir bakış fırlattın gözlerime,
Yüreğimin küllerinde saklı korlar uyandı.
Sen, kurak yalnızlığıma sızan cansuyu...

​O ürkek, o ceylan bakışların,
Siyah kirpiklerin birer ok gibi saplanır göğsüme.
Şafak rüzgârıyla uyandı
Bahçemizde açan bütün çiçekler;
Gamzelerinde filizlenen karagülün kokusunu
Sabah yeli, ömrüme bıraktı.

​Bahçede gölgelere karışan süzülüşün kaldı,
Geceler boyu avunan yalnız gölgemle birlikte.
Ay ışığıyla her an uzayan,
Dokunmak istedikçe uzaklaşan,
Ufukta titreyen bir
Çöl serabı gibi...

​Ben senin adını, hece hece şiirlerimin kalbine işledim.
Ne olur, gözlerini gözlerimin kıyısından ayırma...
Bak, ay ışığının şavkı vurmuş
Dalga dalga saçlarının her bir teline...

​Şimdi imkânsız bir sevdanın girdabında,
Adını tutuyorum son dal gibi.
Biliyorum, bir gün çekip gideceksin;
Ben yine adını gecenin koynunda saklayacağım.

​Ey ceylan bakışlım,
Senden sonra
Gece, gece olmaktan çıkacak
Ve bütün yıldızlar
Birer birer düşecek içime.

​Fikri Demirtaş
4 Haziran 2026, Malatya

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Malatya’nın Son Kalesi: Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası Sıradaki Kurban mı? Şeker Camii Yerinde Şeker Camii Kalmalı

Malatyalı Ermenilerin Kadim Sofrası: Narlıkapı’da Miçink Buluşması

Alıçla Gelen Bereket: Malatya’da Yeni Bir Tarımsal Değer