Kayıtlar

Temmuz, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

​Gözyaşıyla Yeşeren, Susuzlukla Tükenen Miras: Malatya'nın Anıt Dutları

Resim
  Malatya Duranlar Köyü bir bahçede Asırlık dut ağaçları 2026 ​Gözyaşıyla Yeşeren, Susuzlukla Tükenen Miras: Malatya'nın Anıt Dutları ​Malatya denince akla ilk olarak, haklı olarak güneşin rengini topraktan alan kayısı gelir. Ancak bu kadim coğrafyanın bağrında, kayısının gölgesinde kalmış ama en az onun kadar değerli, köklü bir hazine daha gizlidir: Dut. ​Yüzyıllardır avlularımızı gölgeleyen, türkülere, şiirlere, manilere konu olan, şifa niyetine kazanlarda kaynatılan dut; bugün hem modern kapama bahçeleriyle tarımsal bir dönüşümün eşiğinde hem de endüstriyel pekmezi ve kuru meyve ihracatıyla Malatya için yeni bir ekonomik güç olma yolunda ilerliyor. Ancak dut, Malatya için sadece ekonomik bir değer değil; köklü bir toplumsal bağın, inancın ve yaşayan bir hafızanın ta kendisidir.   Fotoğraf: Erdal Kay Malatya, Doğanyol- Gökçe (Ağvan)mah. Malatya'nın Pütürge ilçesine özgü Ağvan dutu, kendine has aroması, yüksek "şire" (öz/doğal şeker) kalitesi ...

Bir Reyhan Esintisiydi Gözlerin

Resim
Fotoğraf: Hüseyin Koç  Reyhan Esintisiydi Gözlerin Yürüyor Beydağı'nın göğsünden hüzünlü bulutlar, Reyhan moruna boyanmış, mahmur bir gökyüzünde... Aspuzu bağlarında gezer ruhum, Bir düş müydü sen, yoksa gerçeğin ta kendisi? Ceylan gözlerinde bir nur pınarı, Bakışınla eridi kalbim, savruldu diyar diyar. Ürkek bir kuş gibi çırpınır yorgun yüreğim, Kanat çırpar menzilsiz, kara gözlerinin ufkunda bulur kendini. Bahçede reyhan toplarken, elim titrer, Her yaprağı bir anın, bir hatıranın izi. Dokunur tenime gizlice; her nefeste, her zerrede sen... Kendi ellerimle büyüttüm bağrımda o mor yaprakları, Sırf senin parmakların dokunsun, tenin değsin diye. Sen toplarken reyhanları, süzüldü sevdan avuçlarıma; Kaynattın aşkın ateşiyle, şifalı bir şerbet eyledin içime. Mor iksirin şerbeti sızdı mühürlü dudaklarımdan, Damla damla değil, aşkın ummanları aktı ruhuma. Her zerrem senle doldu, mest oldum benliğimden, Bir ömürlük sevdamsın, reyhan kokulum. Mavi kelebek kanatlarından süzülen o...

Barguzu’da Kalan Yarım Masal

Resim
Barguzu’da Kalan Yarım Masal İlk saniyeydi...  O günden beri her göz göze gelişimiz,  göğün bağrını yaran bir yıldırım sarsıntısı.  Aklımda sevda yoktu o vakit, sen usulca geldin;  kalbimin en kuytu toprağına aşkın ilk tohumunu ektin. ​Ah... İmkânsızlığın duvarları olmasaydı,  ne güzel olurdu aynı gökyüzünün altında aynı ömrü paylaşmak.  Ama ne çıkar,  yanımda olmasan da bu kalbin her atışı senin adını söylüyor. ​Bugün yine Barguzu'da, bahçemizde dolaştım.  Kayısı dalları yazın altın nefesini taşıyordu.  Sarı meyveler, güneşten çaldıkları ışığı yaprakların arasından toprağa bırakıyor; her esen rüzgâr, senin kokunu getiriyordu.  Güller ise hâlâ o eski yerinde, senin gelişini bekler gibiydi... ​Bahçenin en tenha köşesinde ceylan bakışlarını aradı gözlerim.  Sanki mavi elbisen ağaçların arasında usulca dalgalandı.  Bir an gülümsedin sandım; gamzelerinde açan güller, bütün bahçeye yeniden bahar kokusu yaydı. ​Özledim iş...