Barguzu’da Kalan Yarım Masal
Barguzu’da Kalan Yarım Masal İlk saniyeydi... O günden beri her göz göze gelişimiz, göğün bağrını yaran bir yıldırım sarsıntısı. Aklımda sevda yoktu o vakit, sen usulca geldin; kalbimin en kuytu toprağına aşkın ilk tohumunu ektin. Ah... İmkânsızlığın duvarları olmasaydı, ne güzel olurdu aynı gökyüzünün altında aynı ömrü paylaşmak. Ama ne çıkar, yanımda olmasan da bu kalbin her atışı senin adını söylüyor. Bugün yine Barguzu'da, bahçemizde dolaştım. Kayısı dalları yazın altın nefesini taşıyordu. Sarı meyveler, güneşten çaldıkları ışığı yaprakların arasından toprağa bırakıyor; her esen rüzgâr, senin kokunu getiriyordu. Güller ise hâlâ o eski yerinde, senin gelişini bekler gibiydi... Bahçenin en tenha köşesinde ceylan bakışlarını aradı gözlerim. Sanki mavi elbisen ağaçların arasında usulca dalgalandı. Bir an gülümsedin sandım; gamzelerinde açan güller, bütün bahçeye yeniden bahar kokusu yaydı. Özledim iş...