​Malatya’nın Kültürel Hafıza Direnişi: Gazi İlkokulu, "Eğitim ve Basın Müzesi" Olmalıdır!*


fikridt@hotmail.com 

​Malatya’nın Kültürel Hafıza Direnişi: Gazi İlkokulu, "Eğitim ve Basın Müzesi" Olmalıdır!

​6 Şubat felaketinin ardından fiziksel olarak büyük bir yıkım yaşayan Malatya’mızda, bugün en büyük mücadeleyi "şehir kimliğimizi ve hafızamızı korumak" adına veriyoruz. Bir şehri kuru bir beton yığınından ayıran yegâne unsur; onun geçmişle kurduğu organik bağlar ve yetiştirdiği insan hazinesidir. İşte bu bağın, Genç Cumhuriyet’in Malatya’ya en zarif armağanlarından biri olan anıtsal simgesi, şüphesiz ki Taş Mektep, yani Gazi İlkokulu’dur.
​Aslında bu haklı feryadı ilk kez dile getirmiyorum. Bundan bir süre önce, 7 Eylül 2025 tarihinde Malatyahaber.com sitesinde yayımlanan “‘Taş Mektep’ Gazi İlkokulu, Eğitim Müzesi Olmalı” başlıklı yazımla bu tarihi yapının çığlığına tercüman olmaya çalışmıştım. Aradan geçen zaman ve şehrimizin entelektüel mirasını topyekûn ayağa kaldırma ihtiyacı, bu önerimi bir adım daha ileriye taşımam gerektiğini gösterdi. Bugün, o günkü haklı talebime hayati bir halka daha eklemek; Taş Mektep’in sadece bir eğitim vahası değil, aynı zamanda şehrimizin köklü fikir hayatını yaşatacak bir "Basın Müzesi" ile birlikte taçlandırılması fikrini yeniden ve daha güçlü bir sesle dile getirmek istiyorum.


​İnşaatına 1912’de başlanan; Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Ulusal Kurtuluş Mücadelesi nedeniyle yarım kalan, nihayetinde Vali Etem Bey’in üstün gayretleriyle 1935 yılında kapılarını açan bu muazzam kesme taş bina, duvarlarında 90 yıllık bir aydınlanma tarihini barındırmaktadır.

​Bugünlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen deprem sonrası restorasyon çalışmaları tamamlanmak üzeredir.

 Ancak binanın önüne asılan tabelada yer alan "Bebek ve Çocuk Kütüphanesi" ibaresi, bir emekli öğretmen olarak içimi sızlatmakta ve bu tarihi mekân için stratejik bir öncelik sapmasına işaret etmektedir. Malatya’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ya da belediyelerimize bağlı birçok modern kütüphane mevcuttur; nitekim yeni yapılan ve modern bir dizayna sahip olan 100. Yıl İl Halk Kütüphanesinde zaten bebek ve çocuk bölümü yer almaktadır. Arzu edilen o kütüphane, Büyükşehir Belediyesi Sanat Sokağı’ndaki Gençlik Merkezi binasına ya da aslına uygun restore edilen kerpiç konaklarımızdan birine pekâlâ açılabilir. Ancak Gazi İlkokulu’nun ruhu, sadece tabeladan ibaret bir kütüphaneye sığdırılamayacak kadar büyüktür.
​Düşünün ki; bu okulun koridorlarında, sekizinci Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın annesi Hafize Özal öğretmenlik yapmış, kentin binlerce evladına ışık olmuştur. Resmi Gazi İlkokulu verilerine baktığımızda, bu mektebin sıralarından gelip geçmiş, ülkemizin kaderine ve kültür dünyasına yön vermiş ünlü mezunlar ve tanınmış şahsiyetler kentin gurur tablosu gibidir:
​Turgut Özal: 8. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
​Selçuk Yöntem: Devlet Tiyatroları sanatçısı ve ünlü oyuncu (ilkokul eğitimine babasının memuriyeti sebebiyle burada başlamıştır)
​Rasim Özdenören: Türk edebiyatının "Yedi Güzel Adam"ından biri olan usta yazar ve düşünür
​Recai Kutan: Eski bakan ve siyasetçi
​Hasan Celal Güzel: Eski Devlet Bakanı ve bürokrat
​Metin Emiroğlu: Eski Millî Eğitim Bakanı
​Bu tarihi yapı; dışarıdan parayla satın alınmış ithal objelerin ya da şehre yabancı radyo-gramofon koleksiyonlarının sergilendiği yapay bir alan değil, Malatya’nın kendi öz suyundan beslenen bir "Eğitim ve Basın Müzesi" haline getirilmelidir.

​Neden "Eğitim ve Basın Müzesi"?

​Malatya, Doğu Anadolu’nun sadece tarım ve ticaret merkezi değil, aynı zamanda en köklü entelektüel ve eğitsel havzalarından biridir.

 Kurulmasını arzu ettiğimiz bu müze, iki ana sütun üzerinde yükselmelidir:
1. Malatya’nın Eğitim Hafızası
​Bu müze, geçmişin sararmış sayfalarında kalan başarıları bugünün çocuklarına aşılayacak canlı bir köprü olmalıdır. Müze bünyesinde tasarlanacak odalarla:

​Başöğretmen Atatürk Odası: Kara tahta başında yeni alfabeyi öğreten Atatürk’ün balmumu figürü, eğitime dair el yazısı orijinal belgeleri ve Malatya seyahati hatıraları,
​Cumhuriyetin Fidanları ve İz Bırakan Mektepler: Akçadağ Köy Enstitüsü’nün efsanevi eğitim felsefesinden miras kalan araç-gereçler; Malatya Lisesi (Emeksiz), Mustafa Kemal Kız Öğretmen Okulu, Şehit Kemal Özalper Endüstri Meslek Lisesi gibi kentin kimliğini oluşturan köklü okulların diploma örnekleri, eski kütük defterleri ve tarihi sınıf düzenlemeleri,
​Gazi İlkokulu Anı Odası: Bu tarihi binanın kendi geçmişine saygı duruşu niteliğinde; burada görev yapmış öğretmenlerin, okumuş öğrencilerin hatıraları, eski öğrenci kütükleri ve okul albümleri sergilenmelidir.


2. Kentin Entelektüel Sesi: Matbaacılık ve Basın Tarihi
​Eğitim, ayrılmaz bir parça olarak her zaman matbaayı, yayını ve fikri doğurmuştur. Bunun en gurur verici örneği kendi tarihimizde gizlidir: Türkiye’de 1940’lı yıllarda açılan 21 Köy Enstitüsünden biri olan Akçadağ Köy Enstitüsü, dönemin idealist müdürü Şerif Tekben zamanında kendi matbaasını kurmayı başarmıştır. Bu matbaa; okulun kendi evrak, kitap ve dergilerini basmanın yanı sıra, bölgedeki resmi dairelerin de evrak baskı işlerini yürüterek adeta yerel bir basımevi gibi çalışmıştır.

​İşte bu köklü gelenekten hareketle; Malatya’nın fikir hayatına yön veren yerel gazetelerin, tarihi baskı makinelerinin, emektar daktiloların ve fikir işçilerinin hatırası bu müzede hayat bulmalıdır. Kentin basın tarihi, eğitim tarihiyle yan yana sergilendiğinde, Malatya’nın bir dönem Doğu’da nasıl bir "aydınlanma merkezi" olduğu somut olarak gözler önüne serilecektir.

​Celal Yalvaç’ın Aziz Hatırasına ve Kent Kültürüne Vefa

​Bu topraklarda gezi ve araştırma yazıları yazarken derin bilgisinden her zaman feyiz aldığım, Malatya’nın yürüyen tarihi, kültürel hafızası, araştırmacı-yazar ve gazeteci değerli büyüğümüz Celal Yalvaç’ı yakın zamanda kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Şayet bugün hayatta olsaydı, ömrünü belge ve bilgi toplamaya adamış bir gazeteci-araştırmacı olarak, tarihi Gazi İlkokulu binasının bir "Bebek Kütüphanesi" değil, tam da bu kentin ruhuna yakışır bir Eğitim ve Basın Müzesi olmasını gönülden ister; bunun için en ön safta mücadele ederdi.
​Onun ve bu okul sıralarından yetişmiş binlerce Malatyalının aziz hatırasına sahip çıkmak, şehri yönetenlerin ve bizlerin asli görevidir.

​Yetkililere ve Kamuoyuna Çağrı
​Atatürk’ün “Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak eğitimle mümkündür” sözünü Malatya’nın kalbinde yaşatmak için tarihi Taş Mektep en doğru adrestir.
​Gazi İlkokulu binasının işlevselleştirilmesi sürecinde karar vericileri bu haklı sese kulak vermeye davet ediyoruz. Gelin, bu asırlık çınarı sadece sessiz bir kütüphane yapmayalım; onu araştırmacıların, öğretmenlerin, öğrencilerin ve tarih meraklılarının ilham alacağı, Malatya’nın eğitim ve basın belleğini koruyan canlı bir hafıza merkezine dönüştürelim.
​Çünkü Taş Mektep yeniden canlanırsa, Malatya’nın sarsılan ruhu da yeniden ayağa kalkacaktır.

​Peki, siz ne düşünüyorsunuz? Malatya’nın hafızasında böylesine özel bir yere sahip olan Taş Mektep, sizce de bir Eğitim ve Basın Müzesini hak etmiyor mu?

#GaziİlkokuluMüzeOlsun #Malatya

​Fikri Demirtaş


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Malatya’nın Son Kalesi: Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası Sıradaki Kurban mı? Şeker Camii Yerinde Şeker Camii Kalmalı

Malatyalı Ermenilerin Kadim Sofrası: Narlıkapı’da Miçink Buluşması

Alıçla Gelen Bereket: Malatya’da Yeni Bir Tarımsal Değer