Kara Sevda

Kara Sevda

Sürmeli gözlerin değdiği gün,
içimdeki uzun kış çözüldü.
Kar altında kalan düşlerime
utangaç bir bahar yürüdü.

Simsiyah saçların;
rüzgârın parmaklarında savrulan
geceye bırakılmış bir türkü gibi.

Kiraz dudaklarının kıyısından
bir tebessüm düştü;
çatlamış yüreğime
can suyu oldu.

Gamzelerinde açan güllerin
kokusu hâlâ üzerimde.
Bir bahçe saklıydı yüzünde,
ben o bahçede kayboldum.

Uzaklarda olsan da,
bir nefes kadar yakınsın bana.
Ay ışığı düşerken pencereme,
sessizce düşlerime geliyorsun.

Şimdi senden geriye;
rüzgârla konuşan hatıran,
ve bahçede çekilmiş
o mahzun fotoğraflar kaldı.

Bu sevda öyle derin ki;
adı gecelerde yankılanıyor.
Ve biliyorum,
bazı aşklar
yalnızca kara toprakta susuyor.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Malatya’nın Son Kalesi: Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası Sıradaki Kurban mı? Şeker Camii Yerinde Şeker Camii Kalmalı

Malatyalı Ermenilerin Kadim Sofrası: Narlıkapı’da Miçink Buluşması

Alıçla Gelen Bereket: Malatya’da Yeni Bir Tarımsal Değer