Gözlerinde Kalan Ömür
Gözlerinde Kalan Ömür
Tan yerinin erguvan parmakları
camımda titrerken ilk cemre değil
ruhumun kıyısına vuran ilk kıpırtı sensin
O siyah, dalgalı saçlarında unuttum
zamanın bütün düz çizgilerini
her kıvrım bir kayboluş haritası
geceyi sırtlanmış bir suskunluk gibi
Dudaklarının kıyısına konduğunda gülüşün
mevsimler diz çöker önünde
bakışların değdiği yerde
toprak uyanır bahara erken
Gamzelerin iki küçük mabet
içinde hüzün barınmaz
en taze gülü orada koklarım
sonra susar
ömrümü usulca eksiltirim
o gülüşün gölgesinde
Nisan penceremde gümüş iplikler örer
birazdan bir ceylan süzülür belki
sokağın ıslak teninden
sen de öyle sessiz yerleştin işte
bir su kenarına iner gibi
Sürmeli gözlerinin derin kuyularında
bir serap kadar aldatıcı ve gerçek
huzuru arar dururum
bir kere düşersem o bakışa
aklımdan geçer Mecnun'a dönmek
Gönül bahçemde adın filizlenir
geceyle büyür günle serpilir
kalbimin ritmi isminle yazılmış
eski bir bestedir şimdi
göğsümde durmadan çalar
Hüzün kokan ıssız gecelerde
sensizliğin ayazında sor bana
hasret nasıl kor özlem hangi kemikte sızlar
en eski ağrısıyla
Bu sevda bitmez
iki kapılı handa son durakta değil
bu hikâyenin mürekkebi
toprağın altına kadar
seninle gider
Fikri Demirtaş
20 Şubat 2026, Malatya
Yorumlar
Yorum Gönder