Kayıtlar

Ocak, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Zamanda Bir Yolculuk: Sakarya Şeyh Muslihiddin Camii’ne Doğru

Resim
Şeyh Muslihiddin Camii Malatya'dan Sakarya Üniversitesi Hendek Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü'nde öğretim görevlisi olan kızıma geleli bir haftayı geçmişti. Kızımla okuluna birlikte gittiğimiz bir gündü. Kızımla  aynı bölümde benim de arkadaşım olan Doçent Mehmet Özdemir ile sohbet ederken, "Fikri hocam, madem buraya kadar geldiniz, Sakarya Kaynarca'da tarihi ahşap Şeyh Muslihiddin Camii var, onu da gezip hakkında bir şeyler yazsanız ne güzel olur," dedi. Bu öneri, gezi rotamı şekillendiren ilk kıvılcım olmuştu. *** 10 Ocak 2025  Güneş, Sakarya’nın dingin sabahında yeni bir günü müjdelerken, eski dostum Sakaryada ikamet eden emekli sınıf öğretmeni Maksut Doğan ile birlikte yola koyulduk. O, Malatya Akçadağ Öğretmen Okulu’ndan hemşerim, yılların eskitemediği yol arkadaşım. Rotamız şehir merkezine uzaklığı 34 kilometre,   Kaynarca’nın dört kilometre yukarısında, Topcular Mahallesi'nde bulunan  zamana direnen tarihi Şeyh Muslihiddin Camii idi. Yol boy...

Geçmiş Olsun Soma... Bir Gezgin Öğretmenin Gözünden

Resim
       Malatya’dan yola çıkışımın üzerinden neredeyse bir ay geçmişken, rotam bugün 21 Ocak 2025’te Manisa’nın acı dolu ilçesi Soma’ya düştü. 13 Mayıs 2014’te yaşanan o büyük maden faciasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen, yüreğimdeki sızı hiç dinmemişti. 27 Mayıs 2014 yılında Malatya Yeşilyurt Halk Eğitim Merkezi’nde müdür yardımcısı iken yazdığım "Kara Elmasa Kan Damladı Soma'da" şiiri, o günlerin acısını bir kez daha gözlerime serdi. Soma Maden Şehitliği’nde İşte o büyük facianın izlerini sürmek, yüreğimi burkarken bir yandan da öfkemi kamçıladı. Soma Kömürleri AŞ’nin işlettiği madende meydana gelen yangın sonucu 301 madencimiz hayatını kaybetmiş, yüzlercesi yaralanmıştı. İlçe şehir mezarlığında yer alan Maden Şehitliği, bu acıya tanıklık eden en önemli yerlerden biriydi. İlçe mezarlığı, derin bir sessizlik içindeydi. Soma madencileri için ayrılan anıt ve mezarlıkta yalnız yürüyor, her adımımla toprağa karışan hayalleri duyuyordum. Aile mezarlıklar...

Yalnızlık

Resim
Yalnızlık Gri bir tablo, gökyüzü ve ben, Yalnızlığın en derin kuyusunda. Siyah saçların, deniz kokulu rüzgarda, Gözlerimde yıldızların yeri boş. Her dalga senin adını söyler sanki, Sessiz çığlıklarım karışır yağmura. Uzaklardaki ceylan gözlerin, Yüreğimi delik deşik eder.

Çanakkale Ruhu Yaşıyor: Kocaseyit Onbaşı (Anıt Mezar)

Resim
Zeytin Dalları Arasında Bir Vatan Kalbi  Havran ve Koca Seyit ​Bugün yolum, Balıkesir’in maviye kıyısı olmayan ama yeşilin binbir tonuyla denize nazire yapan ilçesi Havran ’a düştü. Havran, sadece leblebisinin kavruk kokusu ya da höşmerimin damakta bıraktığı o eşsiz tadıyla değil; bağrından çıkardığı koca yürekli bir kahramanla, Seyit Onbaşı ile nefes alan bir toprak parçası. Komşu ilçelerin deniz turizmine inat, burası köklerini toprağın derinliklerine salmış zeytin ağaçlarıyla başka bir hikaye anlatıyor. ​Yokuşlar ve Gümüş Yapraklı Şahitler Havran’dan ayrılıp Koca Seyit Köyü’ne doğru tırmanırken, yolun her iki yanını saran zeytin ağaçları adeta birer onur kıtası gibi bizi selamlıyordu. İnönü Köyü’nü geride bırakırken, ağaçların gölgesinde son hasadın bereketini toplayan çiftçilere rastladık. Toprakla hemhal olmuş ellerin yorgunluğu, yüzlerindeki o asil tebessümle siliniyordu. Zeytin ağaçları, bu insanların kaderiydi; tıpkı onlar gibi ...