Yazan: Fikri Demirtaş (Eğitimci – Araştırmacı Yazar)
Malatya’nın bereketli toprakları sadece kayısıyla değil, binlerce yıllık medeniyetlerin izleriyle de doludur. Ancak bazen bu izler, bir fidanın kökünde, bazen de bir ihmalin karanlığında kaybolup gider. Bugün sizlere, 67 yıl önce bir eğitim neferinin parmakla gösterdiği, ancak bugün üzerine toprak dökülüp unutulan bir hazineden; Roma Dönemi Mozaikli Havuzdan ve bu hazineyi Malatya’ya yeniden kazandıracak Panoramik Kayısı Müzesi vizyonundan bahsetmek istiyorum.
Bir Eğitim Şehidinin Mirası: M. Ziya Ünsel (Adapazarı1915-İstanbul 1972)
Bu hikâyenin kahramanı, 1946-1962 yılları arasında Malatya Lisesi’nde jimnastik öğretmenliği yapmış, şehre sporu ve doğayı sevdiren efsane bir isimdir: M. Ziya Ünsel. Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra Malatya’nın sosyal hayatına dokunan Ünsel, ilk kayak kulübünü kurmuş ve yerel gazetelerde şehrin kültürü ile ilgili gezi yazıları yazmıştır. Eşi Ayşe Ünsel Malatya Sümerbank Bez fabrikasında Kimya mühendisi olarak görev yapmıştır. Tek kızları Nermin Ünsel Malatya'da doğmuştur.
1962’de çok sevdiği Malatya’dan ayrılan Ünsel, 6 Mart 1972’de İstanbul Beykoz Ortaokulu’nda görev yaparken hain bir saldırı sonucu 7 kurşunla şehit edilmiştir.
BİR HAFIZA DEVİR TESLİMİ: CELAL YALVAÇ’IN EMANETİ
Celal Yalvaç, Fikri Demirtaş
Benim M. Ziya Ünsel’le ve onun Malatya sevdasıyla tanışmam, adeta bir "kültürel miras devir teslimi" gibi gerçekleşti. Malatya’nın yaşayan hafızası, duayen gazeteci ve araştırmacı, kıymetli büyüğüm rahmetli Celal Yalvaç amcamın o efsanevi ofisindeydik. Binlerce kitabın arasında, Malatya’nın ruhunun soluk aldığı o muazzam kütüphanede sohbet ediyorduk.
Celal Amca, her zamanki bilge tavrıyla gözlerimin içine baktı ve: "Hoca, gezi yazıları yazıyorsun, aferin..." dedi. O an sadece bir takdir değil, bir teşvik aldığımı hissettim. Yerinden kalktı, Malatya tarihine ışık tutan rafların arasına süzüldü ve oradan üç kitap çekip çıkardı. Onları birer kutsal emanet gibi ellerime bırakırken, aslında beni M. Ziya Ünsel’in dünyasına, onun Malatya’yı karış karış gezen kalemine davet ediyordu.
O gün o kitapları Celal Yalvaç’ın elinden almak, Malatya’nın dününe ve bugününe sahip çıkma sorumluluğunu da omuzlarıma yükledi. Bugün bu satırları yazıyorsam, o gün o kitapları bana uzatan o bilge elin ve Malatya’nın ışık insanı Celal Amca’nın üzerimdeki emeği büyüktür. Her iki güzel insanın da ruhları şad, mekanları cennet olsun. Onlardan devraldığımız bu meşaleyi, Malatya’nın kayıp hazinelerini aydınlatmak için taşımaya devam edeceğiz.
***
M.Ziya Ünsel’in bizlere bıraktığı en büyük miraslardan biri, 1959 yılında kaleme aldığı "Yeşil Malatya - Gezmek Tozmak Üstüne" adlı eseridir. İşte o kitabın Fidanlık 18-19. Sayfaları ile başlayan yazısı "... Tabii Malatya'da da Fidanlık var. Kapısı Tecde yoluna bakar üstünde ( Ziraat Vekaleti, Bahçe Kültürleri İstasyonu)yazar. " fidanlığı tanıtır.
20. ve 21. sayfalarında, bugün yetkililere bir ihbar niteliği taşıyan o satırlar yer almaktadır.
MOZAYİKLİ HAVUZ
Mozayikli havuz şimdiki bahçe kültürleri İstasyonunda, yani sizin anlayacağınız meyve fidanlığında, ağaçlar arasında, kendi kaderine terk edilmiş bir halde durmakta, olduğu gibi durmakta, diyecektim de diyemedim. Çünkü şimdi o, o eski haline hiç benzemiyor. Eski halini de nereden biliyorum. diyeceksiniz. Ekrem Yalçınkaya'nın ( Malatya'nın muhtasar tarih ve coğrafyası)isimli kitabında mozayikli havuzun bir resmi var. Onu görmüştüm. Havuzun zemininde renkli kakma taşlardan yapılmış şekiller ve kocaman bir geyik resmi görülüyor.
Baharda bir gün mozayikli havuzu görmeye gitmiştim. Ağaçların sonbaharda dökülmüş yaprakları suların getirip bıraktığı çamurlarla birleşerek her şeyi örtmüştü. Haraptı. Ona mozayikli havuz demeye bin şahit isterdi. Fidanların değerli müdürü sayın Kemal Kocaeli bana tarihten havuzun geçmişi hakkında bilgi veriyordu: havuz eski Romalılardan kalma imiş. Onlar evlerinde misafirlerini misafir salonlarında değiş, salonlarının ortasındaki böyle büyük ve mozayikli havuzların başında kabul ederler, havuzları başında misafirlerini ağırlarlarmış. Burası da zengin bir Romalının evi imiş. Havuz tertemiz, billur gibi sularla doldurulur dalgalandırılır, sular oynayıp dalgalandığında renkler değişir, şekiller kımıldar, geyikler oynatmış. Havuzun dibi çok güzel görünürmüş. Havuzun başında zevki safa âlemleri yaparlarmış.
Baktım da yer yer kakma taşlar oraya buraya dağılmış. Herhalde bu tarihi eser restore edilmeli. Daha fazla Tabiatın tahribine meydan verilmemeli. Çünkü onu kaybedersek bir daha yerine koyamayız. " M.Ziya Ünsel
Unutulan Tarih, Kapatılan Mozaikler
Ekrem Yalçınkaya’nın "Malatya’nın Muhtasar Tarih ve Coğrafyası" kitabında fotoğrafı bulunan bu "Ceylanlı Mozaik", Ünsel’in 1959’daki uyarılarına rağmen ne yazık ki restore edilmedi. Üstelik edindiğimiz bilgilere göre, bu paha biçilemez tarihsel mirasın üstü zamanla tamamen kapatılarak unutturuldu. Şehit bir öğretmenin 76 yıl önce (kitap hazırlık süreciyle birlikte) açıkça adres gösterdiği bu eser, bugün fidanların ve toprağın altında sessizliğe mahkûm edilmiş durumdadır.
Akademik Kanıt: 1943 Yılındaki Kazı ve Kayıp Mozaikler
Ziya Ünsel’in bu feryadı, Prof. Dr. Bayram Murat Asma’nın "Tarihsel Süreçte Kayısıcılık" isimli kitabında anlatılanlarla (Sayfa 121) tarihi bir gerçeğe dönüşmektedir. Belgelere göre; 1943 yılında Kayısı İstasyonu Müdürü Ziraat Yüksek Mühendisi İsmet Elgin’in çabalarıyla ortaya çıkarılan bu Roma dönemi mozaiklerinde; ceylan, lale ve doğa tasvirleri yer almaktaydı.
O dönemde bu mozaikleri korumak amacıyla büyük bir havuz yaptırılmış, özel günlerde suyla doldurularak Malatyalıların beğenisine sunulmuştur. Ancak Malatya İstasyonu Müdürü rahmetli İsmet Elgin'in oğlu Oktay Elgin Arşivi’ndeki bilgilere göre, bu paha biçilemez eserler "bilinmeyen bir sebeple" daha sonra yok olmuş veya üstü kapatılmıştır. Konumu ise nettir: Eski hizmet binasının sağında yer alan bağın orta kısmı!..
Vizyonumuz: Panoramik Kayısı Müzesi ve Yerinde Koruma
Alman Mühendislerin yaptığı çeşme
Bir araştırmacı yazar ve emekli öğretmen olarak malatyahaber.com uzun süredir dile getirdiğim bir öneri var: Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü yerleşkesinde panoramik bir kayısı müzesi kurulmalıdır.
Ancak bu müze, sadece tarımsal bir sergi alanı değil, Ziya Ünsel’in bahsettiği Roma hazinesini de içine alan bir "Tarih ve Tarım Yerleşkesi" olmalıdır.
Roma Mirası Yerinde Korunmalı: Mozaikli Havuz, bulunduğu noktada açığa çıkarılmalı ve modern restorasyon teknikleriyle yerinde (in situ) korunmalıdır.
Panoramik Yolculuk: Ziyaretçiler kayısının hikâyesini izlerken, aynı zamanda bu toprakların binlerce yıl önce nasıl bir estetik anlayışa (Roma villaları, ceylanlı mozaikler) ev sahipliği yaptığını görmelidir.
Yetkililere Açık Çağrı
M. Ziya Ünsel, 1959’da şöyle demişti: "Çünkü onu kaybedersek bir daha yerine koyamayız."
Bugün Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne ve Müze Müdürlüğü’ne sesleniyorum: Bu bir vasiyettir! Kayısı Araştırma Enstitüsü arazisinde ivedilikle arkeolojik sondaj çalışmaları başlatılmalıdır. O muazzam ceylan figürü, Malatya’nın kültürel kimliğinin bir parçasıdır.
Gelecek nesillere olan borcumuz; sadece "dünya kayısı başkentiyiz" demek değil, o kayısının altındaki derin tarihi de gün ışığına çıkarmaktır. Şehit öğretmenimiz Ziya Ünsel’in ruhu, ancak o ceylanlı mozaik suların altında yeniden "oynadığında" huzur bulacaktır.
BİR VEFA VE TEŞEKKÜR NOTU
Bu araştırmayı kaleme alırken, Malatya’nın ve eğitim camiamızın unutulmaz ismi M. Ziya Ünsel’in aziz hatırası bir kez daha kalplerimizi ısıttı. Şehit öğretmenimizin Malatya doğumlu tek kızı Sayın Nermin Ünsel Ekim hanımefendi, büyük bir incelik göstererek babasına ait eserlerin yeni baskılarını İstanbul’dan şahsıma ulaştırmıştır.
Babasının mirasına sahip çıkarak bu kıymetli eserleri yeniden Türk kültür hayatına kazandıran ve bu tarihsel çağrımıza ışık tutan Sayın Nermin Ünsel Ekim’e en kalbi teşekkürlerimi sunarım. Gönderdiği kitaplar, sadece kağıt ve mürekkepten ibaret değil; Malatya’nın kayıp hafızasını bulmamız için bize uzatılmış birer meşaledir.
Bizim görevimiz de bu meşaleyi söndürmemek ve Ünsel’in 1959’da yazdığı o "Ceylanlı Mozaik" gün yüzüne çıkana dek bu haklı davanın takipçisi olmaktır.
Fotoğraf Galerisi:
Fotoğraf: Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (1,2,3,4,5)
M.Ziya Ünsel Yeşil Malatya Kitabından Fotoğraflar
https://fikridemirtas44.blogspot.com/ 'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Yorumlar
Yorum Gönder