Leylak Kokusu ve Siyahın Sırrı
Bahçe kapısını her araladığımda, leylakların mor salkımları nazlı birer peri gibi selamlar beni. Tenime değen o koku, sevdiğimin teninden süzülüp gelmiş bir fısıltı gibidir; her nefeste hasretimi dindirir, ruhumu onun hatırasıyla yıkar Leylak Kokusu ve Siyahın Sırrı Saçların; Henüz dokunulmamış bir nisan uykusu. Dallarında çiğ taneleri yerine Ulaşılmaz uçurumların kokusu saklı bir ilkbahar... Ben, o gamzenin kuytusunda Kaybolmaya yeminli bir yolcu; Sen, her dokunuşumda Biraz daha tenhalara kaçan gölge. Sürmeli gözlerin; Geceyle gündüzün kavuşamadığı o dar vakit... Kirpiklerin, bağrımda ağır bir hüküm; Her kırpışta ruhuma saplanan binlerce ok. Aşka çağıran o dilsiz sese doğru Siyah bakışlı bir ceylan seğrir içimde. Üzerinde geceden biçilmiş o siyah atlas, Başında rüzgârın bile dokunmaya kıyamadığı örtü... Teninden sızan leylak kokusu, Zamanın paslı kilidinden sızan bir hatıra gibi. Her adımın Toprağı öpen siyah bir yankı; Yürüdüğün yol, Zamansızlığın kalb...