Taşın Kalbine Fısıldayan Adam: Hüseyin Çakıl
Fotoğraf: Hüseyin Çakıl 12 Ocak 2026… Arguvan Atmalı dostum Rıza Parlak’ın ablasının taziyesi için gittiğim Malatya Yazıhan ilçesinde taziye çadırının ağır, içe çöken havası vardı. Dualar, fısıltılar ve sabırla bekleyen insanların sessizliği birbirine karışmıştı. İşte o kalabalığın içinde, taşları yontarak yazı yazan, heykel yapan Hüseyin Çakıl Amca’nın oğluyla karşılaştım. Söz, ister istemez ona geldi. Bir an duraksadım, sordum… Kısa ama derin bir sessizlikten sonra, gözlerini yere indirerek, “Fikri hocam,” dedi, “geçen yıl, 2025’in Nisan ayında rahmetli oldu.” O an, çadırın içindeki kalabalık dağıldı sanki. Uğultular sustu, dualar uzaklaştı. Zaman, bir anlığına yerinde dondu. İçimde yalnızca taşın suskunluğu kaldı; çekiç sesleri kesilmiş, yontulmayı bekleyen bir kaya gibi ağır ve sessiz… Hüseyin Çakıl Amca, bu topraklarda taşı konuşturmuş, taşla dost olmuş bir ustaydı. Akademik bilgiden değil; meraktan, sezgiden ve sabırdan beslenen bir ömürle iz...