Zemheri Ayazında Bir Kar Masalı
Zemheri Ayazında Bir Kar Masalı Dışarıda zaman durdu, bahçe mutlak bir sessizliğe mahkûm, Her yer uçsuz bucaksız, her yer kristal bir rüya... Beyaz güllerin arasında bir hayal belirdi aniden; Karanlık geceden ödünç alınmış o dalgalı siyah saçlarına, Gökyüzünün gümüş yıldızları iniyor tek tek, usulca. Senin o ceylan ürkekliğindeki bakışların, Bir kış yangını gibi gözlerime düştüğü an, Hafifçe eğince başını, sanki fırtınam dindi; Ruhum, bedenimden boşanıp bir kar tanesi oldu, Karıştı gitti rüzgârın o sonsuz beyaz raksına. Sesin, karanlığın içinden süzülen en eski ninni, Gönül teline dokunan, ürperten ve uyutan... Sessiz bir mühür gibi, içimde yakarak saklanan. Beyaz duvaklarını kuşanmış mahzun kayısı ağaçları, Seni selamlamak için eğiyorlar karlı başlarını. Ah, bir kar tanesi olsaydım keşke; Hiç erimeden, ebediyen o siyah saçlarının kıvrımında uyusaydım. Ve kışın ayazında, mühürlü bir saadet gibi , Gonca gül dudaklarının kıyısında bir sükût gibi yatsaydım. Ben ...