Nevroz’da Açan Tenin
Sultan Nevruz Kutlu Olsun... Nevroz’da Açan Tenin Her yıl martın son demlerinde bir kapı aralanır içimde— adı Nevroz. Yeryüzü silkelenir, eski zamanların tozunu omuzlarından atar, gökyüzü mavi bir örtü gibi iner üstümüze, ve dünya, masallardan kalma bir sabaha uyanır. Toprak derinlerinde bir sır taşır o vakit: buzun ardında kıpırdayan kökler, karın altında gizli bir ateş… İşte Nevroz, o görünmeyen ateştir; karanlığın artık sığmadığı yerden yeşilin ilk çığlığıdır. Bir yaprak titrer ansızın, rüzgâr yön değiştirir, kalbim— seni hatırladığı yerde hızlanır. Çünkü bahar yalnız doğanın değildir; insanın içinde çözülmeyi bekleyen uzun bir kıştır. Ve ben, içimdeki donmuş nehirleri senin adınla eritiyorum. Yoksun— ama bir imge gibi duruyorsun hâlâ: siyah dalgalı saçların geceyi bölüyor, kara gözlerin uzak bir ateş gibi yanıyor, ceylan bakışların kalbime dokunan en eski hikâye. Malatya’da kayısı çiçekleri açmış, bembeyaz— senin tenin gibi, ve rüzgâr, usulca taşıyor kokunu bana: kayısı...