Kayıtlar

Bozkırın Altın Mirası: Arguvan- Narmikan'ın Susuz Kavunu

Resim
fikridt@hotmail.com Anadolu’nun kadim toprakları, her mevsimde bağrında başka bir öykü büyütür. 26 Eylül 2026 günü, öğle güneşinin tepede ortalığı kasıp kavurduğu saatlerde; dostum, Anadolu Ajansı muhabiri ve fotoğraf sanatçısı Bayram Ayhan ile birlikte Arguvan yollarındaydık. Amacımız sadece yol almak değil, bozkırın gerçek ruhunu, ışığın en saf haliyle buluştuğu Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Narmikan köyünde, susuz tarımla hayat bulan o meşhur kavun tarlalarında hasadı yakalamaktı. Köylüler tarafından binlerce yıldır işlenen bu yamaçlar, mevsimlerin ritmine göre adeta başka bir maskeye bürünür. Baharın taze yeşiliyle tezat oluşturan kızıl tepeler; yazın kavurucu sıcağında derin bir "çikolata" kahvesine döner, kışın ise beyaz örtünün altında buzdan birer heykele dönüşür. Yazın buğdaya, arpaya, nohuda yurt olan bu topraklar; sonbahar geldiğinde yerini Narmikan’ın meşhur susuz kavunlarına bırakır. Işık oyunlarının bitmek bilmeyen görsel şovu, toprağın bereketiyle birleşip...

SONBAHAR VE SEN

Resim
​ SONBAHAR VE SEN Yine sonbahar… Aşkın üstüne sarı bir hüzün iner; Beydağı kızıl bir akşamla susar, rüzgâr adını fısıldar. Her düşen yaprak senden kalan bir mektup gibi… Mevsimler kavuşur birbirine; bir tek sen kavuşamazsın bana. Ah, o kapkara saçların… Gecenin en koyu yerinden süzülmüş de ay ışığında yıldızlaşmış gibi dökülürdü omuzlarına. Şimdi her gece gökyüzünde senden bir iz arıyorum; çünkü sen artık bana en çok uzaktan parlayan şeyleri hatırlatıyorsun. Dudaklarında bahardan kalma gül kokusu, gülüşünde bağlardan geçen ılık bir rüzgâr… Şimdi yine aynı bahçeler açıyor, aynı akşamlar tutuşuyor; ama ben hangi mevsimden baksam yalnızca yokluğunu görüyorum. O sürmeli gözlerin… Bir bakışın bahardı içimde, bir susuşun derin bir kış. Belki biz kavuşmak için değil, birbirimizi ömür boyu özlemek için rastlaştık. Sen bir kıyıda, ben başka bir kıyıda; aynı göğe bakıp aynı denize susayan iki yalnızlık… Yine sonbahar oldu, Sürmeli Ceylanım… Bir kuş geçer üzerimden, sana yetişemeyen son umudum gi...

Zamanın Unuttuğu Barguzu’da Bir Şifa Sığınağı: Hünnap Ağacı

Resim
fikridt@hotmail.com Zamanın Unuttuğu Barguzu’da Bir Şifa Sığınağı: Hünnap Ağacı Kültepe vesikalarından Hitit hiyerogliflerine kadar antik kaynakların izini sürdüğü Malatya, adını Hititçede "bal" anlamına gelen  Melid ’den alır. Tarih boyunca Melita, Maldia ve Melitene gibi isimlerle fısıldanan bu kadim coğrafya; toprağının bereketi, konumunun stratejik gücü ve "bal gibi tatlı, verimli" meyveleriyle nam salmıştır.  Başta kayısı olmak üzere kızılcık, elma, armut, dut ve üzüm gibi nice meyve ağacının gen haritası bu topraklarda şekillenmiştir. Cumhuriyet Dönemi’nde Atatürk’ün tarım politikaları doğrultusunda 1937 yılında "Kayısı İstasyonu" olarak kurulan Tecde’deki Meyvecilik Araştırma Enstitüsü çevresi, son yıllarda yaşanan hızlı imar ve yapılaşma süreciyle birlikte çok katlı binaların kuşatması altında kalmıştır. Hatta yerleşkenin bir bölümü Milli Eğitim Bakanlığına verilmiş . Bu yere Şehriban Günata Anadolu Lisesi yapılmış. Bu kentsel yoğunlaşma nedeniyle...