Bahçemizde Zamanın Donduğu An

Bahçemizde Zamanın Donduğu An

​Malatya’nın beyaz sessizliğinde, kendi cennetimizde,
Bostanbaşı’ndaki o bahçede yine gök kapıları açıldı...

Siyah saçlarına düşen her kar tanesi,
Sanki saçlarına konan beyaz birer kelebek gibiydi.
Aklımı başımdan alan o kara gözlerin,
Zemherinin kalbinde sığındığım en kuytu limanımdı.

​Hatırlıyor musun o saf çocukluğunu?
Bahçemizin kucağına, bembeyaz örtünün üstüne bırakmıştın kendini.
"Bir de böyle çek fotoğrafımı," derken bakışlarındaki o ışık,
Kışın ortasında güneşin ta kendisiydi...

Sırt üstü uzandığın o beyaz atlasın üzerinde,
Gamzelerinde açan kar çiçekleri, dünyadaki tüm baharlardan daha güzeldi.

​Ahşap kulübenin yanında, harlanan odun ateşinde,
Demlenen çayımızın buğusu yüzüne vururken;
Elinin sıcaklığıyla avuçlarımda kışı unuturdum.

Nasıl unuturum bahçemize baharı getirdiğin o demleri?
​Şimdi yine kar yağıyor dallarımıza,
Yine o aynı bahçede, aynı ağaçların altındayım...

Ama her köşede sadece senin hatıranın gölgesi var.
Senin fotoğraf çektirdiğin o yerleri adımlarken,
Yüreğimde bir boşluk, tenimde bir sızı...

Dışarıda zemheri soğuğu donduruyor,
Ama benim içimde, senin yokluğunun ateşi her yeri yakıp kavuruyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arguvan'da Lezzetin ve Geleneğin Buluştuğu Gün: Yöresel Yemek Yarışması Coşkusu

Malatya’nın Son Kalesi: Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası Sıradaki Kurban mı? Şeker Camii Yerinde Şeker Camii Kalmalı

Kayısı ve Su: Hayati Bir İlişki