Gül Kokulu Bir Rüya

Gül Kokulu Bir Rüya

Senin gelişinle başlardı bahçenin şarkısı,
Adım attığın her yer taze bir gül kokusuna dururdu.
İki yabancı değil, bir seraba bakar gibi hayretle
Gözlerimizde birleşen o sessiz dünyayı seyrederdik.

Dil susardı o an; lisanımız sadece bakışlardı.
Benim gözlerim, senin gözlerinin derinliğinde konuşurdu.
Bir bakışın düşerdi, köz olup dağılırdı yüreğime;
Sürmeli gözlerinin denizinde, pusulasız bir kader gibi kaybolurdum.

Sen, bu ömür kitabının müstesna mısrası, ruhuma işlenmiş derin dikişisin.
Ardında üç taze gülün kokusunu emanet bırakıp sonsuzluğa yürümüş olsan da,
Sen benim gönül kütüphanemde hep o en kıymetli, altın yaldızlı sayfa olarak kalacaksın.

Vuslatın Hakka, hasretin bana düşse de;
Sen, bu fani dünyada ruhuma dokunan en zarif sızı,
Hiç dinmeyen, adını kalbimde mühürleyen mukaddes sızımsın.


01. 02. 2026 / Malatya 






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arguvan'da Lezzetin ve Geleneğin Buluştuğu Gün: Yöresel Yemek Yarışması Coşkusu

Kayısı ve Su: Hayati Bir İlişki

Fırat'ın Kıyısında Bir Zaman Yolculuğu: Gerger'in Saklı Köyleri