Fidandan Geleceğe — Malatya Fidan Yetiştiriciliğinde Sahadan Bir Söyleşi
Söyleşi ve Metin: Eğitimci-Yazar Fikri Demirtaş
Söyleşi Bilgisi
Tarih: 16 Şubat 2026
Yer: Fidancılar ve Peyzajcılar Sitesi Yaka Mah. Kuzey Kuşak Yolu Cad. Yeşilyurt/ Malatya
Görüşülen: Abuzer Yumrutepe
Görev: Malatya Fidancılar ve Peyzajcılar Kooperatifi Başkanı
Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer almasına karşın sahip olduğu mikroklimatik özellikler, verimli toprak yapısı ve zengin su kaynakları sayesinde Türkiye’nin en önemli meyve yetiştiriciliği merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu doğal avantajlar, kenti yalnızca bir üretim alanı olmaktan çıkararak tarımsal bilginin, deneyimin ve üretim kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığı güçlü bir merkez konumuna taşımıştır. Malatya’da fidan yetiştiriciliğinin temelleri Cumhuriyet’in erken dönemlerinde atılmış;
1937 yılında Malatya Tecde de Türk-Alman işbirliğiyle "Kayısı İstasyonu" olarak kurulmuştur. 1940 yılından itibaren başta kayısı olmak üzere yaprağını döken meyvelerin fidan üretimine başlanmıştır. 1940 yılında açılan Akçadağ Köy Enstitüsü, bölgedeki meyvecilik kültürünün gelişmesinde öncü rol üstlenmiştir.
Bu kurumlar, modern tarım tekniklerini üreticiyle buluşturarak Malatya’yı fidan üretiminde güçlü ve güvenilir bir merkez hâline getirmiştir.
Akçadağ Köy Enstitüsü Ziraat Vekaleti Malatya Kayısı İstasyonu
Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında tarımı kalkınmanın temel taşı olarak gören Mustafa Kemal Atatürk, meyve fidanı üretimini, ağaçlandırmayı ve bilimsel tarımı devlet politikası hâline getirmiştir. Bu vizyon doğrultusunda kurulan Ziraat Fakülteleri ve araştırma kurumları, yerli ve sağlıklı fidan üretimini teşvik etmiş; Anadolu’nun pek çok bölgesinde olduğu gibi Malatya’da da meyveciliğin kök salmasını sağlamıştır. Bugün Malatya’nın tarımsal birikimi, Cumhuriyet’in üretim ve ağaçlandırma anlayışının sahadaki güçlü bir yansımasıdır.
Fidan Yetiştiriciliğinde Kayısı Araştırma Enstitünün Rolü Nedir, Üreticiye Hangi Katkılar Sunuluyor?
Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden edindiğimiz bilgilere göre; Enstitü, fidan üreticileri ve çiftçilerden gelen talepler doğrultusunda fidan yetiştiriciliği alanında önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim ve kurslarla, üreticilerin hem teorik bilgilerini hem de sahadaki uygulama becerilerini geliştirmeleri amaçlanmaktadır.
2015 yılında "Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü " ismini almış
Yetkililer, doğru ve sağlıklı fidan üretiminin bilinçli uygulamalarla mümkün olduğuna dikkat çekerken, Enstitü bünyesinde bulunan damızlık aşı–kalem parsellerinin sektöre önemli bir destek sunduğunu ifade etmektedir. Üreticiler ve çiftçiler, talep ettikleri çeşide ve ismine uygun aşı gözlerini Enstitü’den istedikleri zaman temin edebilmektedir.
Bunun yanı sıra, başta kayısı fidanı olmak üzere Enstitü bünyesinde üretilen çeşitli meyve fidanları da Müdürlük tarafından üreticilere sunulmakta ve satışa verilmektedir. Bu uygulama ile hem doğru çeşit kullanımının yaygınlaştırılması hem de kaliteli, standartlara uygun fidanların üreticiyle buluşturulması hedeflenmektedir.
Enstitü yetkilileri, yürütülen bu çalışmaların Malatya kayısısının geleceğini güvence altına aldığını vurgularken; verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir üretim için üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini belirtmektedir.
Abuzer Yumrutepe’ye Yöneltilen Sorular ve Cevaplar:
Malatya’nın fidan üretimindeki stratejik önemini nasıl tanımlarsınız? Bu site ile neler değişti?
Yumrutepe: Malatya, yüzyıllardır toprağın diliyle konuşan bir şehir. Ancak bireysel üretim bir noktadan sonra yetersiz kalıyordu. 2023 yılında Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle kurulan bu site, bizim için gerçek bir dönüm noktası oldu. Bugün 34 üreticiyle birlikte 70 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteriyoruz. Bu merkez sayesinde kaliteyi standartlaştırdık ve Malatya’yı Türkiye’nin önemli fidan lojistik üslerinden biri hâline getirdik.
Soru: Malatya’da fidanlar en çok nerelerden temin ediliyor?
Yumrutepe: Fidancılar ve Peyzajcılar Kooperatifi’nin şu anda 34 üyesi bulunuyor. Üyelerimizin tamamı, satışa sundukları fidanları kendi üretimleri olan sertifikalı fidanlardan temin ediyor. İlimizde başta Battalgazi ilçesine bağlı Çolakoğlu Köyü, Yeşilyurt Özal Köyü, Akçadağ ve Yazıhan ilçeleri olmak üzere birçok bölgede sertifikalı fidan üretimi yapıyoruz. Üretimden satışa kadar tüm süreçler Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün denetimi altında gerçekleştiriliyor.
Malatya fidanları Türkiye’nin neresine gönderiliyor? İl dışından fidan girişi yasak mı? Denetimler yeterli mi?
Yumrutepe: Malatya’da ürettiğimiz fidanlar bugün Türkiye’nin 81 iline gönderiliyor. Doğudan batıya, kuzeyden güneye ülkenin her noktasına fidan sevk ediyoruz. Malatya fidanı, sert iklim koşullarına dayanıklılığı ve yüksek tutma oranı nedeniyle tercih ediliyor. Sert çekirdekli meyve fidanlarının il dışından Malatya’ya girişi ise hastalık riskleri nedeniyle yasak. Bu uygulama, hem Malatya’daki üretimi hem de bölgenin meyvecilik varlığını korumayı amaçlıyor. Kontrolsüz fidan girişleri; hastalıkların yayılmasına, verim kaybına ve uzun vadede ciddi ekonomik zararlara yol açabiliyor.
Soru: Fidan ve Peyzaj Bitkileri Kooperatifi olarak Üniversitelerden, devlet kurumlarından ve yerel yönetimlerden beklentileriniz nelerdir?
Yumrutepe: Fidan ve peyzaj bitkileri yetiştiriciliği konusunda Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile şu ana kadar kurulmuş resmî ya da düzenli bir iş birliğimiz bulunmuyor. Açık konuşmak gerekirse, ne üniversitelerden bize yönelik bir girişim oldu ne de bizim doğrudan bir temasımız. Yani karşılıklı bir ziyaret ya da ortak çalışma ortamı henüz oluşmadı.”
Malatya’nın tarımsal potansiyelini yalnızca meyve üretimiyle değil, fidan ve peyzaj bitkileriyle de bir üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda kooperatif olarak, kamu kurumlarıyla “güçlü iş birliği, nitelikli üretim” anlayışıyla hareket edilmesini önemsiyoruz. Beklentilerimiz, üretimde kaliteyi artırmaya ve sürdürülebilirliği sağlamaya yöneliktir. Şu ana kadar kamu kuruluşları ile düzenli bir iş birliği kurulmuş değil.
Öncelikle, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile daha yakın bir iş birliği kurulmasını istiyoruz. Akademik bilginin sahadaki tecrübeyle buluşması, üretim süreçlerimize bilimsel derinlik kazandıracaktır. Öğrenciler için kooperatif bünyesinde staj ve uygulama alanları oluşturulması, hem gençlerin mesleki gelişimine hem de sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacına katkı sağlayacaktır. Toprak analizi, bitki besleme ve modern üretim teknikleri konusunda üniversitenin rehberliği, verimlilik açısından büyük önem taşımaktadır.
Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden beklentimiz ise sertifikalı fidan üretiminde denetim ve teknik desteğin sürekliliğinin sağlanmasıdır. Bitki pasaportu, karantina ve sevkiyat süreçlerinde üreticinin doğru yönlendirilmesi; Malatya’dan çıkan ürünlerin ülke genelinde güvenle tercih edilmesini sağlayacaktır. Ayrıca bakanlık destekleri ve hibe programları konusunda üreticilerin düzenli bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bir diğer önemli paydaşımız olan Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü ile ıslah ve çeşit geliştirme alanında daha güçlü bir teknik bağ kurulmasını arzu ediyoruz.
Enstitü tarafından geliştirilen tescilli çeşitlerin ve sağlıklı aşı gözlerinin üretim süreçlerimize entegre edilmesi, Malatya fidanının kalitesini daha da yukarı taşıyacaktır. Ayrıca AR-GE çalışmalarının saha denemelerinde kooperatif arazilerinin kullanılması, teori ile pratiğin buluşmasına imkân sağlayacaktır.
Mesleki eğitimin güçlendirilmesi adına İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitimi Merkezleri ile ortak çalışmalar yapılmasını da önemsiyoruz. Fidan yetiştiriciliği, aşı ustalığı ve peyzaj uygulamaları gibi alanlarda açılacak sertifikalı kurslar, sektördeki kalifiye eleman açığını kapatacaktır.
Yerel yönetimlerden, özellikle büyükşehir ve ilçe belediyelerinden, üreticiye doğrudan dokunan destekler bekliyoruz. Kooperatif üyelerinin ürünlerini sergileyebileceği ve satış yapabileceği merkezi fidan ve peyzaj alanlarının oluşturulması, hem üreticiye hem de tüketiciye büyük kolaylık sağlayacaktır. Belediyelerin park ve bahçe düzenlemelerinde yerli üreticiden tedarike öncelik vermesi, Malatya fidanının kent kimliğiyle bütünleşmesine katkı sunacaktır. Bunun yanında üretim alanlarına ulaşımı kolaylaştıracak yol ve altyapı çalışmaları ile fuar ve tanıtım organizasyonlarında lojistik destek verilmesi de önemlidir. Ayrıca park ve bahçelerden çıkan bitkisel atıkların kompost gübreye dönüştürülerek üreticiye geri kazandırılması, hem çevre hem de maliyet açısından önemli bir kazanım olacaktır.
Yerel yönetimlerin fidan üreticisine sunduğu her destek, yalnızca bir üreticinin değil; Malatya’nın daha yeşil, daha estetik ve katma değeri yüksek bir tarım ekonomisine kavuşması anlamına gelmektedir.
Soru: Bir fidanın “olgunlaşma” süreci nasıl ilerliyor? Ne zaman “oldu” diyebiliriz?
Yumrutepe: Fidan yetiştirmek, bir evlat büyütmek gibidir. İlk yıl tohumu (anacı) toprakla buluşturur, onun kök salmasını bekleriz. İkinci yıl, Malatya’nın meşhur aşı ustaları sahneye çıkar. En kaliteli meyve gözlerini bu anaçlara nakşederiz. Üçüncü ve dördüncü yıllarda ise form verme, budama ve güçlendirme süreci başlar. Bizim için bir fidan, sadece boyu uzadığında değil, kök yapısı sağlamlaştığında ve sertifikalandığında "tamamdır." Malatya'dan çıkan fidanın, Türkiye'nin en sert ikliminde bile tutunma oranı bu titizlik sayesinde %90'ın üzerindedir.
Soru: Sertifikalı kayısı fidanı üretim süreci nasıl işliyor?
Yumrutepe: Sertifikalı fidan üretimi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın belirlediği standartlar çerçevesinde, tohumdan satış aşamasına kadar titizlikle yürütülen bir süreçtir.
Bu süreç genel olarak şu aşamalardan oluşur:
1. Anaç Üretimi ve Dikim
Süreç, Bakanlıktan yetki almış firmaların temin ettiği nitelikli tohumların (çekirdek) toprakla buluşmasıyla başlar. Yerel fidan üreticileri, bu tohumlardan yetişen anaçları (çöğür) kendi arazilerine dikerek süreci başlatır.
2. Islah ve Aşılama
Fidanlar yeterli gelişmişliğe ulaştığında (genellikle dikimden 2 -4 yıl sonra), çeşit saflığının korunması amacıyla Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nden hastalıktan arî, tescilli "aşı gözleri" temin edilir. Uzman aşı ustaları tarafından gerçekleştirilen bu işlem, fidanın meyve kalitesini ve türünü belirleyen en kritik adımdır.
3. Denetim ve Sertifikalandırma
Fidanın büyüme aşamasından söküm ve satış aşamasına kadar tüm süreç, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerince (mühendis ve teknik personeller) sıkı denetim altında tutulur.
Mavi Etiket: Islah edilmiş, yüksek kaliteli damızlık materyalden üretilen fidanları temsil eder.
Sarı Etiket: Standart fidan kategorisini belirtir.
Bu etiketlerin takılması, fidanın türünün doğruluğunu, hastalıklardan arî olduğunu ve yasal standartlara uygunluğunu tescil eder. Söküm zamanı gelen fidanlar, bu denetimlerin ardından tezgâhtaki yerini alarak üreticiye ulaştırılır.
Soru: Malatya’da Devlet Destekli Fidan Alımı Yapılabilir mi?
Yumrutepe: Tarım ve Orman Bakanlığı, sertifikalı fidan alımı ve bahçe kurulumuna destek sunar. Kırsal kalkınma destekleri ile %50’ye kadar hibe verilmektedir. Başvurular İl/İlçe Tarım Müdürlükleri üzerinden yapılır
Soru: Türkiye’de fidancılık sektöründe Malatya’nın yeri nedir?
Yumrutepe: Türkiye genelinde fidancılık sektörüne baktığımızda, iki binli yılların başında Malatya yaklaşık 20’nci sıralarda yer alıyordu. Bugün ise geldiğimiz noktada Türkiye’de 4’üncü sıradayız. Bu, üreticilerimizin emeği ve yıllar içinde oluşan tecrübenin bir sonucudur.
Soru: Malatya’da fidan dikimi için en uygun zaman nedir?
Yumrutepe: Açık köklü fidanlar için kasım–mart ayları idealdir. Tüplü fidanlar ilkbahar ve yaz başında da dikilebilir. Don tehlikesi geçmeden dikim yapılmamalıdır.
Soru: Malatya’da hangi fidan türleri yaygın olarak üretiliyor?
Yumrutepe: Başta kayısı olmak üzere; badem, şeftali, kiraz, vişne, armut, dut, kızılcık, kestane, hünnap, hurma, iğde ve zeytin fidanları üretiyoruz. Peyzaj alanında ise ıhlamur, çınar, akasya ve çam türlerine yoğun talep var.
Soru: Fidan alırken çiftçiler nelere dikkat etmeli?
Yumrutepe: Merdiven altı satıcılardan kesinlikle fidan alınmamalı. Sertifikalı, kayıtlı üreticiler tercih edilmeli. Kök sistemi güçlü, aşı noktası düzgün, gövdesi sağlıklı ve bölgeye uygun çeşitler seçilmeli. Etiketsiz fidan büyük risk taşır.
Soru: Fidan yetiştiriciliğinde maliyetleri artıran başlıca unsurlar nelerdir?
Yumrutepe: Arazi kiraları, sulama, işçilik, gübre, ilaç, mazot ve nakliye maliyetleri her yıl artıyor. Özellikle mazot ve elektrik giderleri üreticiyi ciddi şekilde zorluyor.
Soru: Malatya’da fidan fiyatları hangi kriterlere göre belirleniyor? Artan maliyetler fiyatlara yansıyor mu?
Yumrutepe: Fidan fiyatları; üretim süresi, aşılı olup olmaması, işçilik, arazi kirası, sulama, gübre, ilaç, mazot ve nakliye gibi maliyetlere göre belirleniyor. Özellikle iki ile dört yıl boyunca emek verdiğimiz fidanlarda bu maliyetler ciddi boyutlara ulaşıyor.
Bugün hayat pahalılığı ortada. Bu mevsimde bir kilo meyvenin 100 liraya, bir demet maydanozun 15 liraya satıldığı bir ortamda; iki yıl emek verdiğimiz fidanların fiyatı ‘pahalı’ olarak görülmemeli. Mevcut fiyatlar üreticiyi zengin etmiyor; çoğu zaman maliyetleri bile zor kurtarıyor.
2026 yılı itibarıyla:
Kayısı fidanı: 100 TL,
Aşılı meyve fidanları: 150 TL,
Kızılcık (sökme): 200 TL
Nar: 200 TL’den işlem görüyor.
Soru: Kooperatif olarak gelecek hedefleriniz nelerdir? Malatya fidanı dünyada nerede olacak?
Yumrutepe: Hedefimiz yalnızca Türkiye pazarıyla sınırlı değil. Bugün Malatya’dan Türkiye’nin dört bir yanına fidan gönderiyoruz. Bundan sonraki adım, sertifikasyon süreçlerini uluslararası standartlara uyumlu hâle getirerek ihracat kapasitemizi artırmak. Malatya’nın ikliminde yetişen fidanların dayanıklılığı, bizi dünya pazarında güçlü kılacak en önemli avantajımızdır. Bilimsel üretimle toprağın hafızasını birleştirerek “Malatya Fidanı” markasını uluslararası bir marka hâline getirmeyi amaçlıyoruz.
Sahadan Bir Not – Denetim Tartışması
Söyleşi sonrası fidan üreticileriyle yapılan sohbetlerde ise önemli bir konu gündeme geldi. Üreticiler, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından şehre giren ve çıkan fidanlara yönelik düzenli ve görünür bir denetim yapıldığına dair sahada somut bir gözlem ya da bilgilendirme olmadığını ifade ediyor.
Üreticiler özellikle; il dışından gelen fidanların, şehir giriş-çıkışlarının, hatta fidan satış alanlarına ulaşan ürünlerin fiilî olarak denetlendiğine dair kendilerine yansıyan bir uygulama görmediklerini dile getiriyorlar.
Bu durum, sahada ciddi bir denetim boşluğu algısı oluşturuyor. Üreticiler, mevcut yasakların ve mevzuatın kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini; denetimlerin düzenli, görünür ve caydırıcı şekilde yapılmasının hem kendilerini hem de Malatya tarımını koruyacağını vurguluyor.
Yıllardır çiftçilik yapan, geniş kayısı ve meyve bahçelerine sahip; aşısını ve budamasını kendi emeğiyle gerçekleştiren bir üretici arkadaşımızla yaptığımız sohbette önemli bir noktaya dikkat çekildi.
Bu üretici "sertifikasız ve kaçak yollarla, gerek ilimizden gerekse il dışından getirilerek satılan ve bahçelere dikilen fidanların tespiti aslında zor değildir.
Yetkili kurumlar, sahada yapılacak basit denetimlerle bahçeleri kontrol edebilir; çiftçilere fidanları hangi kaynaktan temin ettiklerini sorarak durumu net bir şekilde ortaya koyabilir. Bu sayede hem bilinçsiz ve kaçak fidan kullanımının önüne geçilir hem de gerekli uyarı ve yaptırımlar zamanında uygulanarak üretici ve sektör korunmuş olur." diye görüşünü belirtmişti.
Konuyla ilgili olarak bilgisine başvurduğum bir Uzman sahadaki duruma ilişkin şu önemli tespiti paylaştı: “Malatya, fidanlarda görülen virüs hastalıkları açısından uzun yıllardır korunmuş, hastalıklardan büyük ölçüde arındırılmış bir bölge olarak bilinmektedir. Ancak bu avantajın sürdürülebilirliği için, dışarıdan getirilen aşı kalemleri ve fidanların sıkı şekilde denetlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktada, Tarım İl Müdürlüğünün, il dışından gelen aşı kalemi ve fidanlara yönelik kontrol ve denetimi yasal olarak yapma yetkisine sahip olduğu da özellikle vurgulanmaktadır.”
Kaynağım, çözüm önerisi olarak ise şu görüşü dile getirdi: “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıt yaptıran üreticilere ait bahçelerde, dikilen fidanların hangi kaynaktan temin edildiğinin sistematik biçimde sorgulanması hâlinde; kaçak yollarla getirilen, sertifikasız ve merdiven altı fidan üretiminin büyük ölçüde önüne geçilebilecektir. Bu uygulama, hem Malatya’nın sahip olduğu hastalıktan arî üretim avantajını koruyacak hem de bilinçli, güvenilir ve sürdürülebilir fidan üretimini güçlendirecektir.”
Üreticinin Ortak Talebi
Sahadaki üreticilerin ortak görüşü şu noktada birleşiyor:
Denetim yapılmaması ya da yapılmasına rağmen hissedilmemesi, merdiven altı üretimi ve kaçak fidan hareketini teşvik ediyor. Oysa düzenli kontroller hastalık risklerini azaltır, sertifikalı üretimi güçlendirir, emeğini kurallara uygun şekilde sürdüren üreticiyi korur.
Bu nedenle üreticiler, ilgili kurumların görev ve sorumlulukları çerçevesinde fidan giriş–çıkış denetimlerini daha aktif, şeffaf ve sahada hissedilir biçimde yürütmesi gerektiğini ifade ediyor.
Sonuç
Bu söyleşi, Malatya’da fidan yetiştiriciliğinin yalnızca bir tarımsal faaliyet değil; bilgi, emek, sabır ve kurumsal iş birliği gerektiren stratejik bir alan olduğunu ortaya koymaktadır. Malatya fidanı bugün Türkiye’nin toprağına, yarın ise dünyanın farklı coğrafyalarına kök salmaya adaydır.
Bu söyleşi, bir masa başında değil; toprağın hafızasını taşıyan binlerce fidanın arasında, kökleri nemli, dalları geleceğe uzanan ağaçların sessizliğinde yapıldı. Satış alanında dizili fidanlar, sanki her soruya kendince tanıklık etti. Fidan ve Peyzaj Bitkileri Kooperatifi Başkanı Abuzer Yumrutepe, yalnızca sorularımıza yanıt vermedi; yılların emeğini, sabrını ve toprağa duyduğu saygıyı kelimelerin arasına bıraktı. Çay buharı yükselirken konuşulanlar, bir üretim hikâyesinden çok; toprağın insanla kurduğu uzun soluklu ilişkinin ifadesiydi.
Bu nedenle bu söyleşi, sadece bir söyleşi değil; Malatya’nın toprağına emek verenlerin sessiz ama güçlü tanıklığıdır. Paylaşılan bilgi, açılan kapı ve kurulan samimi sofra için Yumrutepe’ye içtenlikle teşekkür ederiz.
Bu yazı; Malatya’nın tarlalarında, fidanlıklarında ve bahçelerinde toprağa emek veren herkese ithaf edilmiştir.
Tohumu sabırla toprağa bırakan, fidana can veren, fidanı ağaç olana dek koruyan emekçi ellere…
Çünkü bu topraklarda yetişen her fidan, yalnızca bir ürün değil; alın terinin, bilginin ve umudun yeşermiş hâlidir.
Malatya’nın geleceği de işte bu emeğin kök saldığı yerde büyümeye devam edecektir.
Malatya Fidancılık ve Peyzajcılar Sitesi
Yorumlar
Yorum Gönder