Gözlerin Ateşi

Gözlerin Ateşi

Kömür karası gözlerin...
ateşin közünü saklar derinlerinde.
Bir kıvılcım düşer bakışlarından,
ruhum tutuşur ansızın.

İki kapı gibi açılır gözlerin;
biri karanlığın gizemiyle çağırır,
öteki büyüsüyle sarar beni.

Rüzgârda savrulan saçların…
siyah bir alev gibi parlar,
gecenin kalbinde yanar yıldız misali.
Her telinde özgürlüğün nefesi,
ruhuma yakıcı bir şarkı fısıldar.

Okyanus dalgası gibi vurur tutkun,
kayalıklar misali yüreğime;
her çarpışında içimde yeni bir yangın doğar.

Sen...
yalnızca ışığınla değil,
içindeki ateşle güzelsin.
Yalnızlığını gizlesen de
o titrek kıvılcımı duyarım.

Ve bir gün, ansızın
yüreğin benimkine değdi.
O andan sonra
hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Özlemin, damarlarımda dolaşan alev;
yakar, kavurur beni.
Sana sarılıp
teninin kokusuna karışmak,
zamanı küle çeviren bir yerde
yalnızca seninle yanmak isterim.

Çünkü sen varsın…
Ve ben,
her nefeste yeniden tutuşuyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arguvan'da Lezzetin ve Geleneğin Buluştuğu Gün: Yöresel Yemek Yarışması Coşkusu

Malatya’nın Son Kalesi: Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası Sıradaki Kurban mı? Şeker Camii Yerinde Şeker Camii Kalmalı

Fırat'ın Kıyısında Bir Zaman Yolculuğu: Gerger'in Saklı Köyleri