SONBAHAR VE SEN

SONBAHAR VE SEN

Yine sonbahar…

Aşkın üstüne sarı bir hüzün iner;

Beydağı kızıl bir akşamla susar, rüzgâr adını fısıldar.

Her düşen yaprak senden kalan bir mektup gibi…

Mevsimler kavuşur birbirine;

bir tek sen kavuşamazsın bana.


Ah, o kapkara saçların…

Gecenin en koyu yerinden süzülmüş de

ay ışığında yıldızlaşmış gibi dökülürdü omuzlarına.

Şimdi her gece gökyüzünde senden bir iz arıyorum;

çünkü sen artık bana

en çok uzaktan parlayan şeyleri hatırlatıyorsun.


Dudaklarında bahardan kalma gül kokusu,

gülüşünde bağlardan geçen ılık bir rüzgâr…

Şimdi yine aynı bahçeler açıyor, aynı akşamlar tutuşuyor;

ama ben hangi mevsimden baksam

yalnızca yokluğunu görüyorum.

O sürmeli gözlerin…

Bir bakışın bahardı içimde, bir susuşun derin bir kış.

Belki biz kavuşmak için değil,

birbirimizi ömür boyu özlemek için rastlaştık.

Sen bir kıyıda, ben başka bir kıyıda;

aynı göğe bakıp aynı denize susayan iki yalnızlık…


Yine sonbahar oldu, Sürmeli Ceylanım…

Bir kuş geçer üzerimden, sana yetişemeyen son umudum gibi.

Çünkü bazı aşklar kavuşunca değil,

kavuşamayınca ömre dönüşür.


Bazı insanlar yanından gidince değil,

yüreğinde kök saldıkça büyür.

Sen bana uzak, ben sana hasret…

Mevsimler değişse de değişmiyor bu kader;

çünkü sen, ne kadar uzakta olsan da

kalbimin en derin yerindesin.












Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Malatya’nın Son Kalesi: Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası Sıradaki Kurban mı? Şeker Camii Yerinde Şeker Camii Kalmalı

Malatyalı Ermenilerin Kadim Sofrası: Narlıkapı’da Miçink Buluşması

Nahna’nın Kalbi: Malatya Battalgazi – Orduzu’nun Bereketli Toprakları